1 Göklerde ne varsa, yerde ne varsa hepsi, kâinatın yegâne sahibi, kutsalın tek kaynağı, mutlak üstün ve yüce olan ve her hükmü doğru
2 O Allah ki ümmi/vahiy kültürüne sahip olmayan ve apaçık bir sapkınlık içinde bulunan bir topluma kendi içlerinden O’nun ayetlerini ileten, onları (şirkten) arındıran, bu kitabı/Kuran’ı ve bu kitabın anlaşılması ve hayata taşınmasını öğreten bir elçi gönderdi.
3 Üstelik henüz, onlara katılmamış ama ileride katılacak olan diğerlerine de. Çünkü O mutlak üstün ve yüce olan ve her hükmü doğru olandır.
4 İşte bu, Allah’ın hak edene vereceği bir lütfudur. Zira Allah büyük lütuf ve ikram sahibidir.
5 Tevrat’ı anlama ve uygulama ile yükümlü tutulup bunun sorumluluğunu yerine getirmeyen kimseler, üzerinde ciltler dolusu kitap taşıyan eşek gibidirler. Allah’ın ayetlerini anlayıp uygulamayan bir toplumun hali gerçekten içler acısıdır. Allah, ayetlerini anlayıp uygulamayan bir toplumu amaçlarına ulaştırmaz.
6 De ki: Ey Yahudiler, mademki diğer insanlar değil de sadece sizin Allah’ın seçkin evliya kulları olduğunuzu iddia ediyorsunuz ve madem bu iddianızda samimisiniz öyleyse haydi Allah’a kavuşmak için hemen ölümü isteyin de görelim! 2/94...96,
7 Ne var ki onlar işledikleri günahlardan dolayı ölümü hiçbir zaman temenni etmezler. Allah bu günahkâr zalimleri çok iyi bilmektedir.
8 De ki: – Kendisinden kaçtığınız ölüm var ya, o sizi mutlaka yakalayacaktır. Sonra da hesap vermek üzere gizli ve aşikâr her şeyi bilen Allah’ın huzuruna çıkarılacaksınız O da size yaptıklarınızı bir bir haber verecektir.
9 Ey iman edenler, cuma günü namaz için çağrıldığınızda, alış verişi bırakıp Allah’ın davetine zikrine, coşkuyla gönülden icabet edin! Eğer bilirseniz bu sizin için alış verişten daha hayırlıdır.
10 Ey iman edenler! Size, acıklı bir azaptan kurtulmanızı sağlayacak kârlı bir ticaret yolu göstereyim mi?
11 Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçisine inanıp güvenmeniz, mallarınız ve canlarınızla Allah davası uğrunda cihat etmenizdir. Eğer bilirseniz bu sizin için mutlak hayırlıdır. 9/20...22, 49/15 12. Bu sayede Allah sizin günahlarınızı bağışlar ve sizi tabanından ırmakların çağladığı cennetlere, Adn cennetindeki muhteşem köşklere yerleştirir. İşte büyük kurtuluş budur. 3/195, 39/35 13. Sizi mutlu ve memnun edecek bir nimet daha var! Allah’tan bir yardım ve yakın bir zafer! Müminlere işte bunu müjdele! 9/124, 18/1...3 14. Ey iman edenler! Allah’ın davasının destekçileri olun! Tıpkı Meryem oğlu İsa’nın havarilerine; “Allah’ın davasında benim destekçilerim kimdir?” Dediğinde havarilerin; “Allah’ın davasının destekçileri biziz’’ diye karşılık vermeleri gibi. Sonuçta İsrailoğullarından bir kısmı iman etti, bir kısmı da inanmayarak kâfir oldu. Ama biz düşmanları karşısında iman edenleri destekledik. Böylelikle üstün gelenler bunlar oldu. 3/51...53,