⚖️ Karşılaştır
15. Sure Mustafa Çavdar Şinasi Güneş

Hicr Suresi

Şinasi Güneş — Apacikuran.com

1 Güçlü, yönlendiren, lider, işte bu apaçık bir hitap [bilgi kümesi] olan kitabın ayetleridir [1).

2 Gerçekleri örtenler, zaman zaman teslim olanlar olmayı diye arzu ederler.

3 Onları bırak. Nasiplensinler, menfaatlensinler, emel onları oyalasın. İleride öğrenecekler.

4 Biz kentten hiçbirini, onun bilinen bir kitabı [yasası] olması dışında yıkıma uğratmadık.

5 Önderli topluluktan herhangi biri, kendisine belirlenmiş son süresinin ne önüne geçebilir, ne de erteleyebilir [1].

6 ''Ey kendisine zikir indirilen, sen kesinlikle gizli güçlerin etkisinde olan birisin.'' dediler.

7 ''Şayet doğru sözlülerden idiysen, bize meleklerle gelmeliydin.''

8 Biz, gerçek bir amaç dışında biz melekleri [1] indirmeyiz. O zaman da onlar, gözetilenler olmazlar [2].

9 Şüphesiz bu zikri [yeri geldiğinde kullanmanız için aklınızdan çıkarmamanız gereken bilgiyi, öğretiyi] biz indirdik. Ve kesinlikle onun koruyucuları biziz [1].

10 Şüphesiz senden önce, ayrı inançlara, ideolojilere sahip önceki gruplara da gönderdik.

11 Onlara gelip de, alay etmedikleri hiçbir elçi yoktur.

12 İşte böyle biz onu, suçta ileri gidenlerin kalplerine sokarız [26:200].

13 Öncekilere uygulanan [1] geçtiği halde, ona inanıp güvenmiyorlar.

14 Şayet üzerlerine gökten bir kapı açsak ve oraya çıkıp dursalar,

15 Kesinlikle: ''Basiretlerimiz döndürüldü. Bilakis biz, yalan yanlış şeylerin etkisinde kalmış bir halkız.'' derler.

16 Şüphesiz biz, gökte burçlar [yıldız kümeleri] kıldık ve gözlemleyenler için onu süsledik [1].

17 Ve onu, her bir şeytanı racimden [1] koruduk.

18 Tabi kulak verip [1] kulak hırsızlığı yapanlar [2] bunun dışındadır. Onu açık parlak bir alev [3] takip eder.

19 Yeryüzünü yaydık, orada sabit ağırlıklar bıraktık ve orada her şeyden dengeli [olması gerektiği gibi] bitkiler bitirdik.

20 Orada, siz rızık verenler olmadığınız [1] kimselere ve size geçimlikler kıldık.

21 Hazineleri katımızda olmayan hiçbir şey yoktur [63:7]. Bilinen bir ölçü dışında onu indirmeyiz.

22 Ve rüzgarları aşılayıcı olarak gönderip, gökten su indirerek sizi suladık. Onu biriktirenler siz değilsiniz.

23 Ve şüphesiz hayat veren ve öldüren biziz. Ve varis olanlar da biziz [1].

24 Şüphesiz, sizden bir şeyler takdim edenleri de biliyoruz ve şüphesiz, erteleyenleri de biliyoruz [1].

25 Şüphesiz Rabbin, onları hesap günü toplar. Şüphesiz O, doğru hüküm verendir, bilgedir.

26 Şüphesiz insanı kuru çamurdan [55:14], değişime uğramış kokuşmuş bir balçıktan oluşturduk.

27 Enerjiyi de, önceden, nufuz eden, yakıcı ateşten oluşturduk [55:15][1].

28 Hani Rabbin meleklere [doğal güçlere]: ''Ben kuru çamurdan, değişime uğramış kokuşmuş bir balçıktan bir beşer oluşturmaktayım.'' demişti.

29 ''Onu düzenlediğimde [1] ve ona ruhumdan üflediğimde [2] ona boyun eğenler olun [3].''

30 Meleklerin hepsi topluca boyun eğdiler.

31 İblis [anlık, ham düşünce melekesi] dışında. Boyun eğenlerle birlikte olmaktan kaçındı.

32 ''Ey İblis! Boyun eğenlerle birlikte olmamanın nedeni nedir?'' dedi.

33 ''Ben bir beşere boyun eğeyim diye olmadım. Onu kuru çamurdan, değişime uğramış, kokuşmuş bir balçıktan oluşturdun.'' dedi.

34 ''Oradan çık! Şüphesiz sen atıp tutan birisin.'' dedi.

35 ''Şüphesiz din gününe kadar Allah'ın rahmetinden dışlanmak üzerinedir [38:78].''

36 "Rabbim, onlar harekete geçirilecekleri güne [kıyamet gününe] kadar beni gözet [süre ver]." dedi [38:79].

37 "Şüphesiz sen gözetilenlerdensin." dedi.

38 "Vakti bilinen bir güne kadar."

39 "Rabbim, beni sapkınlığın aşırılığına sürüklemenle, ben de kesinlikle onlara yeryüzünde çekici gösteririm [1] ve kesinlikle hepsini sapkınlığın aşırılığına sürüklerim." dedi [38:82].

40 "Onlardan muhles [1] kulların dışında."

41 [Allah]: "Bu bana göre dosdoğru bir yoldur." dedi.

42 "Şüphesiz, sapkınlığın aşırısına sürüklenenlerden sana uyanların dışında, kullarımın üzerinde senin bir yetkin yoktur." dedi.

43 Şüphesiz onların hepsine vaat edilen cehennemdir.

44 Onun yedi kapısı [1] vardır. Her kapı için onlardan bir parça pay taksim edilmiştir.

45 Şüphesiz vahyin sınırlarına uyup korunanlar, bahçelerde ve pınarlardadır [1].

46 Oraya güvende olanlar olarak, esenlikle girin [39:73, 50:34].

47 Göğüslerinde çekememezlikten ne varsa çekip alırız [7:43]. Kardeşler olarak karşılıklı koltuklar üzerindedirler [37:44, 52:20].

48 Onlara orada yorgunluk dokunmaz [35:35]. Ve onlar oradan çıkarılanlar da olmayacaklar [1].

49 Kullarıma haber ver. Şüphesiz ben, bağışlayıp merhamet edenim.

50 Ve gerçekten azabım var ya, o, can yakıcı bir azaptır.

51 Onlara İbrahim'in konukları hakkındaki önemli haberi ver.

52 Onun yanına girdiklerinde "Esenlik" dediler [11:69, 51:25]. İbrahim: "Şüphesiz biz sizden ürperti duyduk." dedi.

53 "Ürperti duyma. Şüphesiz sana bilge bir delikanlı müjdeliyoruz." dediler [51:28].

54 "Bana büyüklük temas etmesi üzerine mi [1] beni müjdeliyorsunuz? Neyle müjdeliyorsunuz?" dedi.

55 "Seni gerçekle müjdeliyoruz. Ümidini kesenlerden olma." dediler.

56 ''Yolunu şaşırmışların dışındakiler Rabbinin rahmetinden ümidini kesmez.'' dedi.

57 ''Ey elçiler, sizin amacınız [durumunuz] nedir?" dedi [51:31].

58 ''Şüphesiz biz, suçta ileri giden bir halka gönderildik.'' dediler [51:32].

59 ''Lut ailesi dışında. Şüphesiz onların tamamını kurtarırız.''

60 ''Onun kadını dışında. Koyduğumuz ölçüye göre o, geride kalanlardandır.''

61 Elçiler, Lut ailesine geldiklerinde,

62 Lut: ''Şüphesiz siz, tanınmayan bir halksınız.'' dedi.

63 ''Bilakis sana, onların tartışmakta oldukları şeyi getirdik.'' dediler.

64 ''Ve biz sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz, doğru sözlüleriz.''

65 ''Ahalinle gecenin bir kesitinde yola çık. Sen arkalarından takip et. Onlardan bir kişi bile arkasına dönüp bakmasın. Emrolunduğunuz yere doğru ilerleyin.''

66 Emri / işi ona işte böylece gerçekleştirdik. Bunlar sabahleyin arkaları [kökleri] kesilenlerdir.

67 Şehrin ahalisi birbirlerini müjdeleyerek geldiler.

68 Lut: ''Şüphesiz bunlar konuklarımdır. Kötü niyetinizi açığa vurmayın.'' dedi.

69 Allah'ın sınırlarına uyup korunun, beni rezil etmeyin.

70 ''Seni alemlerden engellememiş miydik [1]?'' dediler.

71 ''Şayet bir şey yapıyorsanız bunlar benim kızlarım.''¹ dedi.

72 Ömrün şahit olsun ki [1], gerçekten onlar, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.

73 Güneş doğarken o çığlık onları aldı.

74 Orayı alt üst ettik. Üzerlerine pişmiş çamurdan taşlar yağdırdık [1].

75 Şüphesiz bunda işaretten anlayanlara kesinlikle ayetler vardır.

76 Şüphesiz o [Lut halkının kalıntıları], bir yolda durmaktadır.

77 Şüphesiz bunda inanıp güvenenler için bir ayet vardır [26:174, 51:34].

78 Eyke'nin arkadaşları da, kesinlikle yanlış yapan kimselerdiler.

79 Bunun üzerine onlardan intikam [1] aldık. İkisi de [2] apaçık bir şekilde önünüzde durmaktadır.

80 Şüphesiz Hicr arkadaşları [1] da gönderilenleri yalancı saydı.

81 Onlara ayetlerimizi verdiğimizde, ondan duyarsız kalanlar oldular.

82 Onlar, dağlardan güvenli evler yontuyorlardı [7:74].

83 Sabahleyin o çığlık onları aldı.

84 Kazanmakta oldukları şeyler, onlardan bir şey gidermedi.

85 Biz gökleri ve yeryüzünü ve ikisinin arasındakilerini gerçek bir amaç dışında oluşturmadık. Ve şüphesiz saat gelicidir. Sen güzel bir hoşgörüyle hareket et.

86 Şüphesiz O Rabbin, oluşturuşları bilendir [36:79-81].

87 Şüphesiz biz sana, kat kat nimetlerden bol bol ve muazzam Kur'an'ı verdik [1].

88 Onlardan kimilerine verip, onunla yararlandırdığımız şeylere gözünü uzatma [dikme 20:131]. Onlara hüzünlenme. Müminler için kanadını indir [26:215].

89 ''Şüphesiz ben, açıkça bir uyarıcıyım.'' de.

90 Muktesimlere [1] indirdiğimiz gibi.

91 Onlar Kur'an'ı parça parça kıldılar [1].

92 Rabbin şahit olsun ki, onların hepsine kesinlikle sorarız [27:84].

93 Yapmakta oldukları şeylerden.

94 Emrolunduğun şeyle onların başlarını ağrıt. Ortak koşanlardan geri dur [aldırma].

95 Şüphesiz biz, alay edenlere karşı sana yeteriz.

96 Onlar ki, Allah ile birlikte başka bir ilah kılıyorlar [1]. İleride öğrenecekler.

97 Şüphesiz onların söyledikleri şeylerden dolayı, gerçekten göğsünün daraldığını biliyoruz.

98 Her işini kusursuz yapmasıyla Rabbini tesbih et [1] ve otoritesine boyun eğenlerden ol.

99 Ve sana kesin gerçek [ölüm] gelene kadar Rabbine kulluk et [1].

← 14. İbrâhim 16. Nahl →