Mealler › Karşılaştırma › Hicr
⚖️ Hicr Suresi — Karşılaştırma
Mustafa Çavdar
Şinasi Güneş
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
15:1. Ayet
Mustafa Çavdar
Elif, Lâm, Râ! Bunlar, ilahi vahyin hakikati apaçık ve anlaşılır şekilde anlatan Kuran’ın ayetleridir.
Şinasi Güneş
Güçlü, yönlendiren, lider, işte bu apaçık bir hitap [bilgi kümesi] olan kitabın ayetleridir [1).
15:2. Ayet
Mustafa Çavdar
Gün gelecek gerçeği örtbas eden kâfirler ‘Keşke Müslüman olsaydık’ diye hayıflanacaklar.
Şinasi Güneş
Gerçekleri örtenler, zaman zaman teslim olanlar olmayı diye arzu ederler.
15:3. Ayet
Mustafa Çavdar
Bırak onları kendi hallerine, yesinler-içsinler,1 dünya nimetlerinden biraz daha yararlansınlar, bitmek tükenmek bilmeyen arzuları oyalasın onları; nasıl olsa yakında gerçeği öğrenecekler.2,
Şinasi Güneş
Onları bırak. Nasiplensinler, menfaatlensinler, emel onları oyalasın. İleride öğrenecekler.
15:4. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz, kendilerine anlaşılır bir vahiy vermeden hiçbir memleketi helak etmedik. 6/130-131, 17/15, 26/208-209,
Şinasi Güneş
Biz kentten hiçbirini, onun bilinen bir kitabı [yasası] olması dışında yıkıma uğratmadık.
15:5. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira hiçbir toplum, kendisi için belirlenmiş eceli süreyi ne erteleyebilir, ne de öne alabilir.
Şinasi Güneş
Önderli topluluktan herhangi biri, kendisine belirlenmiş son süresinin ne önüne geçebilir, ne de erteleyebilir [1].
15:6. Ayet
Mustafa Çavdar
Nitekim şöyle demişlerdi, “Ey kendisine zikir indirilen adam, kesinlikle sen cinlerden ilham alan delisin!”
Şinasi Güneş
''Ey kendisine zikir indirilen, sen kesinlikle gizli güçlerin etkisinde olan birisin.'' dediler.
15:7. Ayet
Mustafa Çavdar
“Eğer doğru söylüyorsan, bize azap melekleri ile gelmeli değil miydin?” 6/57-58,
Şinasi Güneş
''Şayet doğru sözlülerden idiysen, bize meleklerle gelmeliydin.''
15:8. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz melekleri, ancak haklı bir sebep için indiririz ve o zaman da onlara göz açtırılmaz. 6/158, 25/21, 51/31...34
Şinasi Güneş
Biz, gerçek bir amaç dışında biz melekleri [1] indirmeyiz. O zaman da onlar, gözetilenler olmazlar [2].
15:9. Ayet
Mustafa Çavdar
Şüphesiz bu zikri/Kuran’ı biz indirdik.1 Onu koruyacak olan da elbette biziz.2,
Şinasi Güneş
Şüphesiz bu zikri [yeri geldiğinde kullanmanız için aklınızdan çıkarmamanız gereken bilgiyi, öğretiyi] biz indirdik. Ve kesinlikle onun koruyucuları biziz [1].
15:10. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira senden önce gelip geçmiş toplumlara da elçiler göndermiştik.
Şinasi Güneş
Şüphesiz senden önce, ayrı inançlara, ideolojilere sahip önceki gruplara da gönderdik.
15:11. Ayet
Mustafa Çavdar
Ama onlara gönderilip de kendisi ile alay edilmeyen hiçbir elçi olmadı.
Şinasi Güneş
Onlara gelip de, alay etmedikleri hiçbir elçi yoktur.
15:12. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte biz de vahyin, günahkârların kalplerine etki etmeden böylece geçip gitmesini sağlarız...
Şinasi Güneş
İşte böyle biz onu, suçta ileri gidenlerin kalplerine sokarız [26:200].
15:13. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar ona iman etmezler. Öncekilere de ilahi sünnet/yasa, hep böyle cereyan etmiştir.
Şinasi Güneş
Öncekilere uygulanan [1] geçtiği halde, ona inanıp güvenmiyorlar.
15:14. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlara gökten bir kapı açmış olsaydık da oradan yukarı yükselselerdi.
Şinasi Güneş
Şayet üzerlerine gökten bir kapı açsak ve oraya çıkıp dursalar,
15:15. Ayet
Mustafa Çavdar
Kesinlikle şunu söylerlerdi: “Gözlerimiz bağlandı, galiba biz hepimiz büyülendik.” 6/7, 37/14-15
Şinasi Güneş
Kesinlikle: ''Basiretlerimiz döndürüldü. Bilakis biz, yalan yanlış şeylerin etkisinde kalmış bir halkız.'' derler.
15:16. Ayet
Mustafa Çavdar
Oysa biz, uzayda yıldız kümeleri var ettik ve onları seyredenler için süsledik.
Şinasi Güneş
Şüphesiz biz, gökte burçlar [yıldız kümeleri] kıldık ve gözlemleyenler için onu süsledik [1].
15:17. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve biz bu vahyi, ilahi rahmetten dışlanmış her şeytani güçten muhafaza ettik. 37/1...10, 72/26...28
Şinasi Güneş
Ve onu, her bir şeytanı racimden [1] koruduk.
15:18. Ayet
Mustafa Çavdar
Öyle ki vahye kulak hırsızlığı yapmak isteyen olursa, onu parlak bir ateş kovalar. 37/1...10, 72/26...28, 55/33...35,
Şinasi Güneş
Tabi kulak verip [1] kulak hırsızlığı yapanlar [2] bunun dışındadır. Onu açık parlak bir alev [3] takip eder.
15:19. Ayet
Mustafa Çavdar
Yeri de yayıp döşedik ve oraya sarsılmaz sabit dağlar yerleştirdik1 ve böylece orada her türlü bitkinin dengeli bir biçimde yetişmesini sağladık.2 116/15-16,
Şinasi Güneş
Yeryüzünü yaydık, orada sabit ağırlıklar bıraktık ve orada her şeyden dengeli [olması gerektiği gibi] bitkiler bitirdik.
15:20. Ayet
Mustafa Çavdar
Yine orada, hem sizin hem de rızıkları size ait olmayan canlıların geçim kaynaklarını var ettik. 11/6, 29/60, 80/17...32
Şinasi Güneş
Orada, siz rızık verenler olmadığınız [1] kimselere ve size geçimlikler kıldık.
15:21. Ayet
Mustafa Çavdar
Çünkü varlıkların tüm ihtiyacı olan kaynak bizim katımızdadır, fakat biz onu belirli bir kadere yani ölçüye göre indiririz.
Şinasi Güneş
Hazineleri katımızda olmayan hiçbir şey yoktur [63:7]. Bilinen bir ölçü dışında onu indirmeyiz.
15:22. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz, Rüzgarı aşılayıcı olarak göndeririz. Bu şekilde gökten yağmuru yağdırır ve onunla sizin su ihtiyacını karşılarız. Yoksa bu rahmetin kaynağının sahibi siz değilsiniz.
Şinasi Güneş
Ve rüzgarları aşılayıcı olarak gönderip, gökten su indirerek sizi suladık. Onu biriktirenler siz değilsiniz.
15:23. Ayet
Mustafa Çavdar
Şüphesiz ki, yaşatan da biziz öldüren de. Zira her şeyin gerçek varisi biziz. 2/28-258,
Şinasi Güneş
Ve şüphesiz hayat veren ve öldüren biziz. Ve varis olanlar da biziz [1].
15:24. Ayet
Mustafa Çavdar
Hiç şüphe yok ki, sizden önce geçenleri bildiğimiz gibi, sizden sonra gelecekleri de biliriz.
Şinasi Güneş
Şüphesiz, sizden bir şeyler takdim edenleri de biliyoruz ve şüphesiz, erteleyenleri de biliyoruz [1].
15:25. Ayet
Mustafa Çavdar
Hiç şüphen olmasın ki senin Rabbin, onları hesap vermek üzere bir araya toplayacaktır. Çünkü O, her şeyi bilen ve her hükmü doğru olandır.
Şinasi Güneş
Şüphesiz Rabbin, onları hesap günü toplar. Şüphesiz O, doğru hüküm verendir, bilgedir.
15:26. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki biz insanı, kurumuş bir çamurdan, olgunlaşmış bir balçıktan yarattık.
Şinasi Güneş
Şüphesiz insanı kuru çamurdan [55:14], değişime uğramış kokuşmuş bir balçıktan oluşturduk.
15:27. Ayet
Mustafa Çavdar
Daha önce de cinleri, yakıp kavuran bir ateşten yaratmıştık!
Şinasi Güneş
Enerjiyi de, önceden, nufuz eden, yakıcı ateşten oluşturduk [55:15][1].
15:28. Ayet
Mustafa Çavdar
Rabbin, meleklere şöyle demişti; “Ben, kuru bir çamurdan, olgunlaşmış balçıktan bir beşer yaratacağım.”
Şinasi Güneş
Hani Rabbin meleklere [doğal güçlere]: ''Ben kuru çamurdan, değişime uğramış kokuşmuş bir balçıktan bir beşer oluşturmaktayım.'' demişti.
15:29. Ayet
Mustafa Çavdar
“Ben ona güzel bir şekil verip ona ruhumdan üflediğimde/ona vahiyden bir pay verdiğim de, siz hemen ona secde edecek/onun hizmetine gireceksiniz.”
Şinasi Güneş
''Onu düzenlediğimde [1] ve ona ruhumdan üflediğimde [2] ona boyun eğenler olun [3].''
15:30. Ayet
Mustafa Çavdar
Bunun üzerine bütün melekler hepsi secde etmişti.
Şinasi Güneş
Meleklerin hepsi topluca boyun eğdiler.
15:31. Ayet
Mustafa Çavdar
Fakat İblis hariç. O, secde edenlerle beraber olmaktan kaçındı.
Şinasi Güneş
İblis [anlık, ham düşünce melekesi] dışında. Boyun eğenlerle birlikte olmaktan kaçındı.
15:32. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah, İblis’e, “Sana ne oluyor da secde edenlerle beraber olmuyorsun?” dedi.
Şinasi Güneş
''Ey İblis! Boyun eğenlerle birlikte olmamanın nedeni nedir?'' dedi.
15:33. Ayet
Mustafa Çavdar
İblis: “Ben, kurumuş bir balçıktan yarattığın bir beşere secde edecek biri değilim!” dedi.
Şinasi Güneş
''Ben bir beşere boyun eğeyim diye olmadım. Onu kuru çamurdan, değişime uğramış, kokuşmuş bir balçıktan oluşturdun.'' dedi.
15:34. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah, “Çık git buradan, artık sen rahmetten kovuldun!” dedi.
Şinasi Güneş
''Oradan çık! Şüphesiz sen atıp tutan birisin.'' dedi.
15:35. Ayet
Mustafa Çavdar
“Şüphesiz hesap gününe kadar lanet senin üzerinedir!”
Şinasi Güneş
''Şüphesiz din gününe kadar Allah'ın rahmetinden dışlanmak üzerinedir [38:78].''
15:36. Ayet
Mustafa Çavdar
İblis; “Rabbim!” dedi. “Yeniden diriliş gününe kadar bana mühlet ver.”
Şinasi Güneş
"Rabbim, onlar harekete geçirilecekleri güne [kıyamet gününe] kadar beni gözet [süre ver]." dedi [38:79].
15:37. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah, “Sen, mühlet verilenlerdensin!” dedi.
Şinasi Güneş
"Şüphesiz sen gözetilenlerdensin." dedi.
15:38. Ayet
Mustafa Çavdar
“Tabi ki vakti bilinen bir zamana kadar.”
Şinasi Güneş
"Vakti bilinen bir güne kadar."
15:39. Ayet
Mustafa Çavdar
İblis; “Rabbim, beni azdırmana karşılık, ben de onların yeryüzünde günahlarını güzel göstereceğim1 ve hepsini azdırıp saptıracağım.” dedi.2, 16/63, 16/63, 27/24, 22/36, 7/20...22, 20/120-121
Şinasi Güneş
"Rabbim, beni sapkınlığın aşırılığına sürüklemenle, ben de kesinlikle onlara yeryüzünde çekici gösteririm [1] ve kesinlikle hepsini sapkınlığın aşırılığına sürüklerim." dedi [38:82].
15:40. Ayet
Mustafa Çavdar
“Ancak, içlerinden dini sana has kılan kulların hariç.” 15/42, 16/98...100,
Şinasi Güneş
"Onlardan muhles [1] kulların dışında."
15:41. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah, “İşte bu dosdoğru yola iletmek de bana aittir.”
Şinasi Güneş
[Allah]: "Bu bana göre dosdoğru bir yoldur." dedi.
15:42. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira senin dini bana has kılan kullarım üzerinde hiçbir yaptırım gücün yoktur, sen ancak sana uyan azgınlara söz geçirebilirsin.
Şinasi Güneş
"Şüphesiz, sapkınlığın aşırısına sürüklenenlerden sana uyanların dışında, kullarımın üzerinde senin bir yetkin yoktur." dedi.
15:43. Ayet
Mustafa Çavdar
Şüphesiz ki cehennem, onların hepsinin buluşma yeri olacak. 34/2021, 35/5-36, 36/60...63
Şinasi Güneş
Şüphesiz onların hepsine vaat edilen cehennemdir.
15:44. Ayet
Mustafa Çavdar
Onun yedi kapısı vardır. Her bir kapıdan günahlarına göre kimin gireceği taksim edilmiştir. 3/162-163,
Şinasi Güneş
Onun yedi kapısı [1] vardır. Her kapı için onlardan bir parça pay taksim edilmiştir.
15:45. Ayet
Mustafa Çavdar
Şeytana uymaktan sakınanlar ise, cennetlerde ve pınar başlarında olacaklar.
Şinasi Güneş
Şüphesiz vahyin sınırlarına uyup korunanlar, bahçelerde ve pınarlardadır [1].
15:46. Ayet
Mustafa Çavdar
“Oraya huzur ve güvenle girin!” denilecek. 7/43, 13/23-24,
Şinasi Güneş
Oraya güvende olanlar olarak, esenlikle girin [39:73, 50:34].
15:47. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz, onların gönlündeki tüm olumsuz duygu ve düşünceleri söküp atmışızdır. Orada yüksek tahtlar üstünde karşılıklı oturan kardeşlerdir.
Şinasi Güneş
Göğüslerinde çekememezlikten ne varsa çekip alırız [7:43]. Kardeşler olarak karşılıklı koltuklar üzerindedirler [37:44, 52:20].
15:48. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlara orada hiçbir sıkıntı ve zahmet dokunmayacak. Ve oradan asla çıkarılmayacaklar.
Şinasi Güneş
Onlara orada yorgunluk dokunmaz [35:35]. Ve onlar oradan çıkarılanlar da olmayacaklar [1].
15:49. Ayet
Mustafa Çavdar
Haber ver benim kullarıma; ben çok bağışlayanım ve onlara karşı çok merhametliyim. 3/193...195, 20/82, 25/70-71,
Şinasi Güneş
Kullarıma haber ver. Şüphesiz ben, bağışlayıp merhamet edenim.
15:50. Ayet
Mustafa Çavdar
Azabıma gelince, işte o çok acı bir azaptır. 4/56, 23/103...111, 69/25...37
Şinasi Güneş
Ve gerçekten azabım var ya, o, can yakıcı bir azaptır.
15:51. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlara da İbrahim’e gelen misafirlerinden haber ver. 4/125, 11/69, 51/2425, 60/4-6
Şinasi Güneş
Onlara İbrahim'in konukları hakkındaki önemli haberi ver.
15:52. Ayet
Mustafa Çavdar
Hani onun yanına girdikleri zaman: “Selam” demişlerdi. O da; “Doğrusu biz, sizden korkuyoruz” demişti. 11/69-70,
Şinasi Güneş
Onun yanına girdiklerinde "Esenlik" dediler [11:69, 51:25]. İbrahim: "Şüphesiz biz sizden ürperti duyduk." dedi.
15:53. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar da: “Korkma! Biz sana bilgin bir erkek evlat müjdeliyoruz.” dediler.
Şinasi Güneş
"Ürperti duyma. Şüphesiz sana bilge bir delikanlı müjdeliyoruz." dediler [51:28].
15:54. Ayet
Mustafa Çavdar
“İhtiyarlık gelip çatmış benim gibi birine mi bu müjdeyi veriyorsunuz? Peki, neye dayanarak müjde veriyorsunuz?” dedi.
Şinasi Güneş
"Bana büyüklük temas etmesi üzerine mi [1] beni müjdeliyorsunuz? Neyle müjdeliyorsunuz?" dedi.
15:55. Ayet
Mustafa Çavdar
“Biz sana gerçek bir haberle müjde veriyoruz. Sakın ümitsizliğe düşenlerden olma!” dediler.
Şinasi Güneş
"Seni gerçekle müjdeliyoruz. Ümidini kesenlerden olma." dediler.
15:56. Ayet
Mustafa Çavdar
“Yoldan sapmış kimseler dışında, Rabbinin rahmetinden kim ümidini keser ki? Dedi.
Şinasi Güneş
''Yolunu şaşırmışların dışındakiler Rabbinin rahmetinden ümidini kesmez.'' dedi.
15:57. Ayet
Mustafa Çavdar
“Peki ey elçiler, sizin asıl göreviniz nedir?” dedi.
Şinasi Güneş
''Ey elçiler, sizin amacınız [durumunuz] nedir?" dedi [51:31].
15:58. Ayet
Mustafa Çavdar
“Biz, günahkâr bir topluma gönderildik.” 6/156-157, 39/71, 67/6…12
Şinasi Güneş
''Şüphesiz biz, suçta ileri giden bir halka gönderildik.'' dediler [51:32].
15:59. Ayet
Mustafa Çavdar
“Fakat Lût’un ailesi hariç, onların hepsini kurtaracağız.”
Şinasi Güneş
''Lut ailesi dışında. Şüphesiz onların tamamını kurtarırız.''
15:60. Ayet
Mustafa Çavdar
“Onların içinden de Lut’un hanımı hariç, onun geride kalıp helak olmasını takdir ettik.”
Şinasi Güneş
''Onun kadını dışında. Koyduğumuz ölçüye göre o, geride kalanlardandır.''
15:61. Ayet
Mustafa Çavdar
Görevli Melekler Lût’un evine gelince,
Şinasi Güneş
Elçiler, Lut ailesine geldiklerinde,
15:62. Ayet
Mustafa Çavdar
Lût, “Siz, hayırlı bir iş için gelmişe benzemiyorsunuz.” 29/32, 51/24…37
Şinasi Güneş
Lut: ''Şüphesiz siz, tanınmayan bir halksınız.'' dedi.
15:63. Ayet
Mustafa Çavdar
“Evet, biz sana onların bir türlü inanmadığı o azabı getirdik.”
Şinasi Güneş
''Bilakis sana, onların tartışmakta oldukları şeyi getirdik.'' dediler.
15:64. Ayet
Mustafa Çavdar
“Ve biz sana gerçekleşecek olan haberi getirdik, şüphesiz biz doğruyu söylüyoruz.”
Şinasi Güneş
''Ve biz sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz, doğru sözlüleriz.''
15:65. Ayet
Mustafa Çavdar
“Bu sebeple, gecenin bir saatinde aileni yola çıkar. Sen de onların peşinden git. Sizden hiç kimse arkasına bakmasın, emrolunduğunuz yere doğru gidin!”
Şinasi Güneş
''Ahalinle gecenin bir kesitinde yola çık. Sen arkalarından takip et. Onlardan bir kişi bile arkasına dönüp bakmasın. Emrolunduğunuz yere doğru ilerleyin.''
15:66. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve biz ona şu kesin hükmümüzü bildirdik; sabaha doğru işte bu günahkâr halkın hepsinin kökü kazınacak. 11/84, 51/24...37
Şinasi Güneş
Emri / işi ona işte böylece gerçekleştirdik. Bunlar sabahleyin arkaları [kökleri] kesilenlerdir.
15:67. Ayet
Mustafa Çavdar
Şehir halkı sevinç çığlıkları atarak kapıya dayandı.
Şinasi Güneş
Şehrin ahalisi birbirlerini müjdeleyerek geldiler.
15:68. Ayet
Mustafa Çavdar
Lût: “Bakın bunlar benim misafirlerim, sakın beni rezil etmeyin!” dedi.
Şinasi Güneş
Lut: ''Şüphesiz bunlar konuklarımdır. Kötü niyetinizi açığa vurmayın.'' dedi.
15:69. Ayet
Mustafa Çavdar
“Allah’tan korkun da, beni utandırmayın!”
Şinasi Güneş
Allah'ın sınırlarına uyup korunun, beni rezil etmeyin.
15:70. Ayet
Mustafa Çavdar
Lût’un halkı: “Biz sana, el âlemin işine karışmayı yasaklamadık mı?” dediler.
Şinasi Güneş
''Seni alemlerden engellememiş miydik [1]?'' dediler.
15:71. Ayet
Mustafa Çavdar
Lût: “Eğer illa da bu işi yapacaksanız işte kızlarım(ız)!” dedi.
Şinasi Güneş
''Şayet bir şey yapıyorsanız bunlar benim kızlarım.''¹ dedi.
15:72. Ayet
Mustafa Çavdar
(Melekler) Hayatına ant olsun ki, onlar şehvet sarhoşluğu içinde ne yaptıklarını bilmiyorlar.
Şinasi Güneş
Ömrün şahit olsun ki [1], gerçekten onlar, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.
15:73. Ayet
Mustafa Çavdar
Nihayet güneşin doğuşuyla birlikte onları korkunç bir çığlık yakalayıverdi. 11/81, 37/137-138
Şinasi Güneş
Güneş doğarken o çığlık onları aldı.
15:74. Ayet
Mustafa Çavdar
Şehrin altını üstüne getirdik ve üzerlerine de yağmur gibi pişmiş (volkanik) taşlar yağdırdık. 11/82-83
Şinasi Güneş
Orayı alt üst ettik. Üzerlerine pişmiş çamurdan taşlar yağdırdık [1].
15:75. Ayet
Mustafa Çavdar
Hiç şüphe yok ki bunda, gerçekleri görenler için nice ibretler vardır. 26/174, 37/137-138
Şinasi Güneş
Şüphesiz bunda işaretten anlayanlara kesinlikle ayetler vardır.
15:76. Ayet
Mustafa Çavdar
O şehre ait kalıntılar, insanların gelip geçtikleri yol üzerinde hala durmaktadır. 37/137-138
Şinasi Güneş
Şüphesiz o [Lut halkının kalıntıları], bir yolda durmaktadır.
15:77. Ayet
Mustafa Çavdar
Bunda da müminler için hakikate dair de bir belge vardır.
Şinasi Güneş
Şüphesiz bunda inanıp güvenenler için bir ayet vardır [26:174, 51:34].
15:78. Ayet
Mustafa Çavdar
Eyke halkı da elçilerini yalanlayarak zalimlerden oldular.
Şinasi Güneş
Eyke'nin arkadaşları da, kesinlikle yanlış yapan kimselerdiler.
15:79. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz de onlara yaptıklarının acısını tattırdık. Bu iki şehirdeki belgeler hala göz önündedir. 37/137-138
Şinasi Güneş
Bunun üzerine onlardan intikam [1] aldık. İkisi de [2] apaçık bir şekilde önünüzde durmaktadır.
15:80. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki, Hicr halkı da gönderilen elçileri yalancılıkla suçlamışlardı.
Şinasi Güneş
Şüphesiz Hicr arkadaşları [1] da gönderilenleri yalancı saydı.
15:81. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz onlara ayetlerimizi iletmiştik, fakat onlar ayetlerimizden yüz çevirmişlerdi. 7/85...102
Şinasi Güneş
Onlara ayetlerimizi verdiğimizde, ondan duyarsız kalanlar oldular.
15:82. Ayet
Mustafa Çavdar
Hesapta onlar, dağları oyarak güvenli evler yapıyorlardı.
Şinasi Güneş
Onlar, dağlardan güvenli evler yontuyorlardı [7:74].
15:83. Ayet
Mustafa Çavdar
Fakat sabahın ilk ışıklarıyla birlikte korkunç bir çığlık onları yakalayıverdi.
Şinasi Güneş
Sabahleyin o çığlık onları aldı.
15:84. Ayet
Mustafa Çavdar
Yaptıkları sağlam evler onlara bir fayda sağlamadı. 91/11...15
Şinasi Güneş
Kazanmakta oldukları şeyler, onlardan bir şey gidermedi.
15:85. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz, gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri ancak gerçek bir amaç için yarattık. Şu bir gerçek ki bu dünyanın sonu o saat elbette gelecektir. Öyleyse onların tavırlarına aldırma ve güzel davran.
Şinasi Güneş
Biz gökleri ve yeryüzünü ve ikisinin arasındakilerini gerçek bir amaç dışında oluşturmadık. Ve şüphesiz saat gelicidir. Sen güzel bir hoşgörüyle hareket et.
15:86. Ayet
Mustafa Çavdar
Çünkü senin Rabbin var ya O, muazzam bir yaratıcı ve her şeyi bilendir.
Şinasi Güneş
Şüphesiz O Rabbin, oluşturuşları bilendir [36:79-81].
15:87. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki, biz sana tekrarlanan yedi ayeti (Fatiha’yı) ve yüce Kuran’ı verdik. 1/1...7
Şinasi Güneş
Şüphesiz biz sana, kat kat nimetlerden bol bol ve muazzam Kur'an'ı verdik [1].
15:88. Ayet
Mustafa Çavdar
Öyleyse, onlardan kimilerine verdiğimiz geçici dünya nimetlerine imrenme! Onlar iman etmiyorlar diye tasalanma; ancak müminler için şefkat kanatlarını ger, onları koru!
Şinasi Güneş
Onlardan kimilerine verip, onunla yararlandırdığımız şeylere gözünü uzatma [dikme 20:131]. Onlara hüzünlenme. Müminler için kanadını indir [26:215].
15:89. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve de ki; “Ben evet ben, sadece apaçık bir uyarıcıyım!” 5/67-99,
Şinasi Güneş
''Şüphesiz ben, açıkça bir uyarıcıyım.'' de.
15:90. Ayet
Mustafa Çavdar
Tıpkı daha önce vahyi parça parça edenlere indirdiğimiz gibi.
Şinasi Güneş
Muktesimlere [1] indirdiğimiz gibi.
15:91. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar ki, Kuran’ı birbirinden kopuk mesajlar olarak kabul eden kimselerdir. 2/85, 6/91, 13/36 92-93. Rabbine andolsun ki, onların hepsine bu yaptıklarının hesabını soracağız. 13/40, 36/60...62
Şinasi Güneş
Onlar Kur'an'ı parça parça kıldılar [1].
15:92. Ayet
Şinasi Güneş
Rabbin şahit olsun ki, onların hepsine kesinlikle sorarız [27:84].
15:93. Ayet
Şinasi Güneş
Yapmakta oldukları şeylerden.
15:94. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve sen, emrolunduğun vahyi açıkça ortaya koy ve müşriklere de aldırma!
Şinasi Güneş
Emrolunduğun şeyle onların başlarını ağrıt. Ortak koşanlardan geri dur [aldırma].
15:95. Ayet
Mustafa Çavdar
Unutma, seninle alay edenlere karşı biz sana yeteriz. 7/184, 15/6, 25/41, 34/46, 39/36…39
Şinasi Güneş
Şüphesiz biz, alay edenlere karşı sana yeteriz.
15:96. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar ki, Allah ile beraber bir başka ilah tanıyorlar. Nasıl olsa yakında gerçeği öğrenecekler! 2/163...167,
Şinasi Güneş
Onlar ki, Allah ile birlikte başka bir ilah kılıyorlar [1]. İleride öğrenecekler.
15:97. Ayet
Şinasi Güneş
Şüphesiz onların söyledikleri şeylerden dolayı, gerçekten göğsünün daraldığını biliyoruz.
15:98. Ayet
Şinasi Güneş
Her işini kusursuz yapmasıyla Rabbini tesbih et [1] ve otoritesine boyun eğenlerden ol.
15:99. Ayet
Şinasi Güneş
Ve sana kesin gerçek [ölüm] gelene kadar Rabbine kulluk et [1].