⚖️ Beyyine Suresi — Karşılaştırma

Mustafa Çavdar Şinasi Güneş
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114
98:1. Ayet
Mustafa Çavdar
Kitap ehlinden ve müşriklerden bu vahye inanmak istemeyen kâfirler, kendilerine hakikatin apaçık belgeleri Kuran gelinceye kadar ayrılığa düşmemişlerdi. 2/213, 5/48, 7/157-158
Şinasi Güneş
98:1-2-3: Kitap Ehli'nden ve ortak koşanlardan gerçekleri örtenler, kendilerine apaçık kanıtlar, Allah'tan onlara, onda ayakta tutan yasalar bulunan [18:1-2] tertemiz sayfaları [80:14] okuyan bir elçi gelene kadar, serbest [başıboş, kendi hallerine] bırakılmadılar [1].
98:2. Ayet
Mustafa Çavdar
Yani Allah’tan kendilerine gelen tertemiz sahifeleri okuyan bir elçi. 5/15-16,
Şinasi Güneş
98:1-2-3: Kitap Ehli'nden ve ortak koşanlardan gerçekleri örtenler, kendilerine apaçık kanıtlar, Allah'tan onlara, onda ayakta tutan yasalar bulunan [18:1-2] tertemiz sayfaları [80:14] okuyan bir elçi gelene kadar, serbest [başıboş, kendi hallerine] bırakılmadılar.
98:3. Ayet
Mustafa Çavdar
İçinde önceki vahiylerin ölümsüz değerini bulunduran sahifeler.
Şinasi Güneş
98:1-2-3: Kitap Ehli'nden ve ortak koşanlardan gerçekleri örtenler, kendilerine apaçık kanıtlar, Allah'tan onlara, onda ayakta tutan yasalar bulunan [18:1-2] tertemiz sayfaları [80:14] okuyan bir elçi gelene kadar, serbest [başıboş, kendi hallerine] bırakılmadılar.
98:4. Ayet
Mustafa Çavdar
Önceki vahiylere mazhar olanlar, durdular durdular da kendilerine hakikatin apaçık belgeleri Kuran geldikten sonra ayrılığa düştüler. 38/8-9,
Şinasi Güneş
Kendilerine kitap verilenler, ancak onlara apaçık kanıtların gelmesinin ardından ayrıştılar [1].
98:5. Ayet
Mustafa Çavdar
Oysa onlar, dini/yaşamlarını sadece Allah’a has kılarak Hanifler/ şirke bulaşmamış kimseler olarak Allah’a kulluk etmek, namazı kılmak, zekâtı vermek ile emrolunmuşlardı. İşte insanlığın değerler sistemi/dosdoğru din budur.
Şinasi Güneş
Onlara, ''Bütün şirk unsurlarından arınmış bir şekilde, dini O'na halis kılanlar olarak Allah'a kulluk etmeleri, salatı ikame edip, zekatı yerine getirmeleri'' dışında bir şey emredilmemişti. Ayakta tutan din işte budur [1].
98:6. Ayet
Mustafa Çavdar
Kitap ehlinden ve müşriklerden inanmak istemeyen kâfirler, içinde kalacakları cehennem ateşini boylayacaklar. İşte onlar, bütün yaratıkların en kötüleridir. 5/72-73, 39/71-72,
Şinasi Güneş
Kitap Ehli'nden gerçekleri örtenler ve ortak koşanlar, orada kalıcılar olmak üzere cehennem ateşindedirler. İşte onlar, yaratılmışların şerlilerinin ta kendileridir.
98:7. Ayet
Mustafa Çavdar
Ama iman eden, iyi ve güzel işler yapanlar ise, işte bunlar da bütün yaratıkların en iyileridir.
Şinasi Güneş
İnanıp güvenenler ve düzeltici işler yapanlar, işte onlar da, yaratılmışların hayırlılarının ta kendileridir [95:6, 103:3].
98:8. Ayet
Mustafa Çavdar
Onların Rabbleri katında ödülü, tabanından ırmakların çağladığı ve içinde ebedi kalacakları Adn cennetleridir. Allah, onlardan razı olmuştur. Onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte bu mükâfat, Rabbine derinden saygı duyanlarındır. 39/73-74, 43/67...73, 58/22, 77/41...44
Şinasi Güneş
Rableri katında karşılıkları, orada ebedi olarak kalıcılar olmak üzere, altından nehirler akan Adn bahçeleridir. Allah, onlardan razı olmuştur [9:72], onlar da O'ndan razı olmuştur. İşte bu, Rabbine karşı derin saygı duyup rızasını kaybetme endişesi taşıyan kimse içindir.
← 97. Kadr 99. Zilzâl →