Mealler › Karşılaştırma › Ahzâb
⚖️ Ahzâb Suresi — Karşılaştırma
Mustafa Çavdar
Şinasi Güneş
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
33:1. Ayet
Mustafa Çavdar
– Ey Nebi Allah’a karşı gelmekten sakın, gerçekleri örtbas eden kâfirlerin ve inanmadığı halde inanmış gibi görünen ikiyüzlü münafıkların isteklerine uyma! Hiç kuşku yok ki Allah, her şeyi bilendir ve her hükmü doğru olandır. 10/15, 17/73...75
Şinasi Güneş
Ey Nebi! Allah'ın sınırlarına uyup korun. Gerçekleri örtenlere [1] ve münafıklara itaat etme! Allah, daima bilgedir, adaleti sağlayan en doğru hükümleri verendir [2].
33:2. Ayet
Mustafa Çavdar
Sadece Rabbinden sana vahyedilen Kuran’a uy! Çünkü Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.
Şinasi Güneş
Rabbinden sana vahyedilene uy [6:106, 10:109]! Allah, yaptığınız şeyler hakkında daima haberdar olandır.
33:3. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve yalnızca Allah’a dayanıp güven. Zira vekil olarak Allah yeter.
Şinasi Güneş
Ve Allah'a güvenip dayan! Dayanak olarak Allah yeter [4:81, 33:48].
33:4. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah, hiç kimse için bir sinede iki kalp iki ayrı kişilik meydana getirmediği gibi, bedenlerini annelerinizin bedenlerine benzeterek boşadığınız hanımlarınızı da asla sizin anneleriniz yapmamıştır ve evlatlıklarınızı da sizin gerçek evlatlarınız yapmamıştır. Bunlar sizin ağızlarınızda söylediğiniz boş sözlerden ibarettir. Allah ise gerçeği söyler ve neyin doğru neyin yanlış olduğunu gösterir. 33/37- 38,
Şinasi Güneş
Allah, bir er için [göğüs] boşluğunda iki kalp kılmadı [1]. Zihar [2] yaptığınız eşlerinizi de anneleriniz kılmadı [58:2]. Himayeniz altında olanları [3] da oğullarınız kılmadı. Bunlar, ağızlarınızla söylediklerinizdir. Allah, gerçeği söyler ve yolu da O gösterir.
33:5. Ayet
Mustafa Çavdar
Öyleyse evlatlıkları, kendi öz babalarının adıyla çağırın, zira Allah nezdinde en doğru olan budur. Eğer onların babalarını bilmiyorsanız, artık onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Şayet bu konuda yanılırsanız size bir günah yoktur. Fakat bilinçli ve kasıtlı yaptığınız şeylerden sorumlusunuz. Zaten Allah, eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz bir rahmet kaynağıdır. 2/177, 4/2...10,
Şinasi Güneş
Onları babalarını nispetle çağırın. O, Allah katında daha hakkaniyetli olandır. Babalarını bilmiyorsanız, sizin dinde kardeşleriniz ve yakınlık kurduklarınızdır. Hakkında hata yaptığınız şeylerde üzerinize bir günah yoktur. Fakat, kalplerinizin kasıtlı yaptıkları şeyler öyle değildir [2:225]. Allah, daima bağışlayandır, merhamet edendir.
33:6. Ayet
Mustafa Çavdar
Nebi, müminlere kendi öz canlarından daha yakın ve daha değerlidir. Bu yüzden nebinin eşleri de anneleri hükmündedir. Allah’ın yasasında akraba olan müminler birbirlerine mirasçı olma hususunda hicret edenlerden daha önceliklidir. Bununla birlikte dostlarınıza iyilik yapmaya devam etmelisiniz zaten bu İlahi yasada kayıtlıdır.
Şinasi Güneş
Nebi, inanıp güvenenlere kendilerinden daha yakındır [9:24-120, 58:22]. Eşleri de onların anneleridir [33:53]. Allah'ın yasasında, rahim sahipleri [kan bağı olanlar], birbirlerine, inanıp güvenenlerden ve hicret edenlerden, -yakınlık kurduklarınıza, herkesçe kabul edilen ortak iyiye uygun bir şey yapmanız dışında,daha yakındır. İşte bu, kitapta satırlaştırılmıştır [8:72…75].
33:7. Ayet
Mustafa Çavdar
Hatırla ki biz bütün nebilerden mesajları eksiksiz ileteceklerine dair misak/kesin söz almıştık; tıpkı senden aldığımız gibi. Nuh’tan, İbrahim’den, Musa’dan ve Meryem oğlu İsa’dan; evet biz hepsinden bu hususta sağlam bir misak/kesin söz almıştık. 3/81- 82
Şinasi Güneş
33:7-8: Hani biz, nebilerden, özü sözü doğru olanların doğruluklarını sorması için [1], bağlayıcı bir söz almıştık. Senden, Nuh'tan, Musa'dan ve Meryem oğlu İsa'dan. Onlardan, katı [sağlam] bir bağlayıcı söz almıştık [2]. Gerçekleri örtenler için de, can yakıcı bir azap hazırladı.
33:8. Ayet
Mustafa Çavdar
Bu yüzden Allah hepsine bu görevlerini sadakatle yerine getirip getirmediklerini soracak, gerçekleri örtbas eden kâfirler için ise acıklı bir azap hazırlayacaktır. 5/109-118-119,
Şinasi Güneş
33:7-8: Hani biz, nebilerden, özü sözü doğru olanların doğruluklarını sorması için, bağlayıcı bir söz almıştık. Senden, Nuh'tan, Musa'dan ve Meryem oğlu İsa'dan. Onlardan, katı [sağlam] bir bağlayıcı söz almıştık. Gerçekleri örtenler için de, can yakıcı bir azap hazırladı.
33:9. Ayet
Mustafa Çavdar
– Ey İman edenler! Allah’ın üzerinizdeki şu nimetini bir düşünün. Hani sayısı belirsiz düşman orduları size saldırmıştı da biz de onların üzerine çok şiddetli bir fırtına estirmiş ve görmediğiniz ordular göndermiştik. Zira Allah o gün sizin ne kadar zor bir durumda olduğunuzu görmekteydi. 3/123...127,
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Size ordular geldiğinde [Hendek savaşında], üzerlerine rüzgar ve sizin görmediğiniz ordular gönderdiğimiz, Allah'ın üzerinize olan nimetini hatırlayın. Allah, yaptığınız şeyleri daima hakkıyla görendir.
33:10. Ayet
Mustafa Çavdar
Nitekim onlar bulunduğunuz yerin hem üstünden hem altından sizi kuşatmışlardı, İşte o an korkudan gözler yuvalarından fırlamış yürekler ağızlara gelmişti ve Allah’ın vaadiyle ilgili çelişkili düşüncelere kapılmıştınız. 3/152...154, 5/11, 9/25-26
Şinasi Güneş
Hani, aşağınızdan ve üstünüzden gelmişlerdi de, bakışlar kaymış, kalpler gırtlaklara dayanmış ve siz Allah hakkında zan üzerine zanda bulunuyordunuz [1].
33:11. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte orada müminler ağır bir sınavdan geçirilmiş ve şiddetli bir şekilde sarsılmışlardı. 8/5...13
Şinasi Güneş
İnanıp güvenenler, orada yıpratıp olgunlaştırarak kalitelerini ortaya çıkaran bir sınava tabi tutuldular ve şiddetli bir sarsıntıyla sarsıldılar.
33:12. Ayet
Mustafa Çavdar
O anda inanmadığı halde inanmış gibi görünen ikiyüzlü münafıklar ve kalplerinde iman zafiyeti bulunanlar: “Allah’ın ve Elçi’sinin bize vaat ettiği zafer bir yalan ve aldatmacadan ibaretmiş” diyorlardı. 3/166...168, 4/161...166
Şinasi Güneş
Hani, münafıklar ve kalbinde hastalık olanlar: ''Allah ve elçisi bize aldatmanın dışında bir vaatte bulunmamış.'' diyordu.
33:13. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlardan bir grup da: – Ey Medine halkı, bu cephede sizin tutunma imkânınız kalmadı varın gidin evinize, diyor, bir başka grup da evleri düşmana karşı korumasız olmadığı halde evlerimiz korumasız diyerek Nebi’den izin istiyordu. Oysa onların hepsi sadece savaştan kaçmak istiyorlardı.
Şinasi Güneş
Hani onlardan bir tayfa: ''Ey Yesrib halkı, size duracak yer yok, hemen dönün.'' demişti. Onlardan bir kesim de: ''Evlerimiz korumasızdır.'' diyerek, Nebi'den izin istiyordu. Oysa o, korumasız değildi. Kaçmanın dışında bir şey istemiyorlardı.
33:14. Ayet
Mustafa Çavdar
Ne var ki eğer düşmanlar yurtlarını dört bir yandan kuşatmış ve onları Müslümanlara karşı kışkırtmış olsaydı onların bu isteklerini hemen yerine getirirler ve hiç geciktirmezlerdi.
Şinasi Güneş
Eğer onların üzerine her bölgeden girilseydi, sonra da, halkı ateşe atmaları, sıkıntıya sokmaları istenseydi, hiç geri kalmadan kolaylıkla onu yerine getirirlerdi [1].
33:15. Ayet
Mustafa Çavdar
Oysa daha önce savaştan asla kaçmayacaklarına dair Allah’a ahit/ söz vermişlerdi. Allah’a verdikleri bu ahitten dönmelerinin hesabı mutlaka sorulacaktır. 8/47...49
Şinasi Güneş
Şüphesiz önceden, arkalarını dönüp kaçmayacaklarına dair Allah'a taahhütte bulunmuşlardı. Allah'a verilen taahhüt, sorumluluk gerektirir [17:34].
33:16. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlara de ki: – Eğer ölmekten veya öldürülmekten kaçıyorsanız bunun size hiçbir faydası yoktur. Diyelim ki kaçtınız zaten bu dünya da sürdüğünüz sefa üç beş günlüktür. 3/168, 4/77-78
Şinasi Güneş
De ki! ''Eğer ölümden veya etkisiz hale getirilmekten kaçtıysanız, kaçmak size asla menfaat sağlamaz. O taktirde de, birazı dışında yararlanamazsınız [1].''
33:17. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: – Eğer Allah sizin başınıza bir felaket getirmek isterse O’na karşı sizi kim koruyabilir? Ya da size bir rahmet takdir etse buna kim engel olabilir. Gerçek şu ki onlar Allah’tan başka ne bir veli ne de bir yardımcı bulabilirler.
Şinasi Güneş
De ki! ''Eğer size bir kötülük dilerse veya size bir rahmet dilerse, sizi Allah'tan kim koruyabilir? Onlar, kendilerine Allah'ın yanı sıra bir yakın, yol gösterici ve bir yardımcı da bulamazlar.
33:18. Ayet
Mustafa Çavdar
Şüphesiz Allah, içinizden savaşa katılımı engellemeye çalışan ve yandaşlarına “Gelin bize katılın” diyenleri çok iyi biliyor zaten onlar savaşa katılsalar bile doğru dürüst savaşmazlar. 9/56- 57,
Şinasi Güneş
Şüphesiz Allah, sizden savsaklayanları ve kardeşleri için: ''Bize katılın.'' diyenleri biliyor. Onların azı dışındakiler sıkıntıya yanaşmazlar.
33:19. Ayet
Mustafa Çavdar
Size karşı bir kıskançlıktır bu. Sizinle beraber savaşın masraflarına katılmazlar cimridirler. Düşman korkusu onları sarınca, tıpkı üzerine ölüm baygınlığı çökmüş kişinin baktığı gibi gözleri korku içinde sana baktıklarını görürsün, ama savaş sona erip ölüm korkusu geçince de ganimetten pay alabilmenin hırsıyla sivri dillerini uzatıp seni incitecek sözler söylerler. İşte bunlar gerçekte iman etmiş değillerdir, Allah da bunların yaptıkları her şeyi boşa çıkarmıştır. Zaten bunların yaptıklarının Allah katında hiçbir önemi yoktur. Bu ise Allah için çok kolaydır. 18/103-104,
Şinasi Güneş
Sizin başarılı olmanızı da istemezler. Korku geldiğinde, ölüm tarafından kuşatılmış gibi, gözleri dönerek sana bakıp durduklarını gördün [47:20]. Korku gidince de, hayra [başarınıza] göz dikerek, keskin dilleriyle sizi incittiler. İşte onlar, inanıp güvenmediler. Allah, onların amellerini boşa çıkardı. Ve işte bu, daima Allah'a kolaydır.
33:20. Ayet
Mustafa Çavdar
Bu ikiyüzlüler, düşman birliklerinin çekip gitmediklerini sanıyorlar. Şayet düşman birlikleri tekrar saldıracak olsa çöldeki bedevilerin arasına katılıp haberlerinizi çok uzaktan almayı temenni ederlerdi Zaten aranızda olsalar bile doğru dürüst savaşmazlar.
Şinasi Güneş
Onlar, o farklı inançlardan, ideolojilerden oluşan birliğin gitmediğini hesap ediyorlardı. O farklı inançlardan, ideolojilerden oluşan birlik gelse [saldırsa], Çölde, Arapların içerisinde bulunup, [yenilgi] haberlerinizden sormayı arzu ederlerdi. Eğer aranızda olsalar, azı dışında çarpışmazlardı.
33:21. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki sizin için, Allah’ın elçisinde, Allah’a ve ahiret gününe umut besleyen ve Allah’ı sürekli hatırında tutan herkes için güzel bir örneklik vardır. 60/4...10
Şinasi Güneş
Şüphesiz Allah'ın elçisinde, Allah'ı ve ahiret gününü bekleyen ve çokça Allah'ı ve mesajlarını aklından çıkarmayıp yeri geldiğinde yerine getiren kimseler için size iyi bir örnek vardır [1].
33:22. Ayet
Mustafa Çavdar
Müminler, düşman birliklerini karşılarında görünce: – İşte bu Allah’ın ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçisinin bize vaat ettiği şeyin ta kendisidir. “Evet, Allah ve elçisi doğru söylemiş” Dediler. Bu durum onların sadece imanını ve teslimiyetini arttırmıştı.
Şinasi Güneş
İnanıp güvenenler, farklı inançlardan, ideolojilerden oluşan birliği gördüklerinde: ''Bu Allah'ın ve elçisinin bize vaat ettiğidir. Allah ve elçisi doğruyu söyledi.'' dediler. Ve bu da ancak, onların inanıp güvenmelerini ve teslimiyetlerini arttırdı.
33:23. Ayet
Mustafa Çavdar
Müminlerin içinde öyle yiğitler var ki, Allah’a verdikleri ahde/söze sadakat göstermişler. Onlardan bir kısmı Allah yolunda can verdi, bir kısmı da şehit olmak için sıralarını beklemektedirler ama Allah’a verdikleri ahitten asla dönmediler. 3/172-173, 48/10-18
Şinasi Güneş
İnanıp güvenenlerden, Allah'a verdikleri taahhütlerini, bir değişiklikle değiştirmeyip doğrulayan erler vardır [1]. Onlardan kimisi verdiği sözü gerçekleştirdi ve onlardan kimisi de beklemektedir.
33:24. Ayet
Mustafa Çavdar
Çünkü Allah, sözlerine sadakat gösterenleri bu sadakatlerinden dolayı ödüllendirecektir. İnanmadığı halde inanmış gibi görünen ikiyüzlü münafıkları ise dilediği takdirde cezalandıracak yahut tövbe ederlerse tövbelerini kabul edecektir. Hiç şüphe yok ki Allah eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz rahmet kaynağıdır.
Şinasi Güneş
Bütün bunlar, Allah'ın, özü sözü doğru olanlara doğruluklarının karşılığını vermesi [5:119] ve münafıkları azaba uğratması veya gerekli görürse, onların hatalarından dönüşlerini kabul etmesi içindir [33:73]. Allah, daima bağışlayandır, merhamet edendir.
33:25. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah kâfirleri, hiç bir başarı elde edemeden kin ve nefretleriyle birlikte geri püskürtmüştür. Böylece müminlere savaşta da yardımcı olarak Allah yetmiştir. Zira Allah çok güçlüdür ve her güçlüğün üstesinden gelendir. 3/160- 161,
Şinasi Güneş
Allah, gerçekleri örtenleri, bir hayra ulaşamadan öfkeleriyle geri döndürdü. Ve Allah, bu çarpışmada da inanıp güvenenlere yetti [8:62-64]. Allah, daima kuvvetlidir, üstündür.
33:26. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah, kitap ehlinden olup düşmana destek verip sizi arkadan vuranlardan bir kısmının kalplerine korku salarak sığındıkları kalelerden çıkardı, siz onlardan bir kısmını öldürüyor bir kısmını da esir ediyordunuz. 59/2...6
Şinasi Güneş
Allah, Kitap Ehli'nden düşmana arka çıkanları, korunaklı yerlerinden indirdi ve kalplerine korku saldı. Bir kısmını etkisiz hale getiriyor, bir kısmını esir alıyordunuz.
33:27. Ayet
Mustafa Çavdar
Böylece Allah sizi, onların yurtlarına, evlerine ve mallarına ve henüz ayak basmadığınız nice topraklara mirasçı kıldı. Zira Allah her şeye gücü yetendir. 2/193, 3/125...127
Şinasi Güneş
Ve; yerlerine, yurtlarına, mallarına ve ayak basmadığınız yere sizi mirasçı yaptı. Allah, daima her şeye bir ölçü koyandır [1].
33:28. Ayet
Mustafa Çavdar
Ey Nebi! Hanımlarına de ki: – Eğer, dünya hayatını ve onun konforunu istiyorsanız, gelin size boşanma tazminatını vereyim ve sizi güzellikle boşayayım.
Şinasi Güneş
Ey Nebi, eşlerine de ki! ''Eğer dünya hayatını ve çekiciliğini istiyorsanız, gelin sizi yararlandırayım ve güzel bir bırakışla bırakayım.''
33:29. Ayet
Mustafa Çavdar
Yok eğer, Allah’ı, Elçi’sini ve ahiret yurdunu istiyorsanız, bilin ki Allah, sizden böyle güzel bir tercihte bulunanlara muazzam bir mükâfat hazırlamıştır.
Şinasi Güneş
''Ve eğer, Allah'ı ve elçisini ve ahiret yurdunu istiyorsanız, Allah, sizden iyileştirenler için muazzam bir karşılık hazırlamıştır.''
33:30. Ayet
Mustafa Çavdar
– Ey nebinin hanımları, içinizden her kim apaçık bir hayâsızlık işlerse onun için malum ceza ikiye katlanacaktır. Zira bu, Allah için çok kolaydır.
Şinasi Güneş
Ey Nebi'nin kadınları! Sizden kim açıkça aşırılığa, hayasızlığa yanaşırsa, onun azabı ikiye katlanır. Bu, Allah'a kolaydır.
33:31. Ayet
Mustafa Çavdar
Ama içinizden her kim de Allah’a ve elçisine gönülden boyun eğer ve güzel işler yaparsa onun da ödülünü iki kat olarak veririz. Ayrıca ona (cennette) çok güzel rızıklar hazırlarız. 25/63...77,
Şinasi Güneş
Sizden kim, Allah'a ve elçisine gönülden boyun eğer ve düzeltici iş yaparsa, onun karşılığını iki kez veririz ve ona, saygın bir rızık hazırlarız.
33:32. Ayet
Mustafa Çavdar
– Ey nebi hanımları! Siz, diğer kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz tabi ki eğer Nebi hanımına yakışır bir tavır içinde olmak istiyorsanız, yabancı erkeklere karşı edalı bir üslupla konuşmayın aksi takdirde kalbi hastalıklı olan kimse yanlış bir ümide kapılır. Bu yüzden her zaman doğal bir tavırla konuşun.
Şinasi Güneş
Ey Nebi'nin kadınları! Siz kadınlardan herhangi biri değilsiniz. Eğer vahyin sınırlarına uyup korunuyorsanız, yumuşak edalı sözle konuşmayın ki, kalbinde hastalık olan umut bağlamasın. Herkesçe kabul edilen ortak iyiye uygun olanı söyleyin.
33:33. Ayet
Mustafa Çavdar
Vakarınızı koruyun, eski cahiliye döneminde olduğu gibi açılıp saçılarak dolaşmayın. Namazı kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden Elçi’sine itaat edin. Ey hane halkı! Allah bu emirleriyle sizi sadece her türlü pislikten arındırmak böylece sizi tertemiz yapmak istiyor. 3/31-32
Şinasi Güneş
Evlerinizde vakarlı olun. İlk cahiliye dönemi gösterişi gibi gösteriş yapmayın. Salatı ikame edin, arınmanın bedelini yerine getirin [1] ve Allah'a ve elçisine itaat edin. Ev ahalisi! Allah, sizden ahlaki kokuşmuşluğu, pisliği gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.
33:34. Ayet
Mustafa Çavdar
Bir de evlerinizde okunan Allah’ın ayetlerini ve özellikle hikmeti/ onu anlama tekniği üzerinde düşünün. Zaten Allah her şeyin özüne nüfuz eden ve her şeyden haberdar olandır.
Şinasi Güneş
Evlerinizde okunmakta olan Allah'ın ayetlerini ve adaleti sağlayan en doğru hükümleri aklınızdan çıkarmayıp yeri geldiğinde yerine getirin. Allah, daima en ince ayrıntıları bilen, haberdar olandır.
33:35. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah’a gönülden Müslüman olmuş erkekler ve kadınlar, Allah’a inanıp mümin olmuş erkekler ve kadınlar, Allah’a gönülden boyun eğmiş erkekler ve kadınlar, Allah’a itaat sözüne sadık olan erkekler ve kadınlar, zorluk ve sıkıntılara göğüs gererek sabreden erkekler ve kadınlar, Allah’a içten saygı duyan erkekler ve kadınlar, Allah yolunda mallarını harcayan erkekler ve kadınlar, oruç tutan erkekler ve kadınlar, iffet ve namuslarını koruyan erkekler ve kadınlar, Allah’ı çokça anan erkekler ve kadınlar var ya, Allah, bunlar için sınırsız bir bağış ve muazzam bir ödül hazırlamıştır.
Şinasi Güneş
İslamlaşan erkekler ve İslamlaşan kadınlar, inanıp güvenen erkekler ve inanıp güvenen kadınlar, gönülden boyun eğen erkekler ve gönülden boyun eğen kadınlar, özü sözü doğru erkekler ve özü sözü doğru kadınlar, direnen erkekler ve direnen kadınlar, Allah'a derin saygı duyup rızasını kaybetme endişesi taşıyan erkekler ve Allah'a derin saygı duyup rızasını kaybetme endişesi taşıyan kadınlar, sadakatini ispatlayan erkekler ve sadakatini ispatlayan kadınlar, kendini tutan erkekler ve kendini tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar, çokça Allah'ı ve mesajlarını akıllarından çıkarmayıp yeri geldiğinde yerine getiren erkekler ve çokça Allah'ı ve mesajlarını akıllarından çıkarmayıp yeri geldiğinde yerine getiren kadınlar. Allah onlara, bir bağışlama ve muazzam bir karşılık hazırlamıştır [1].
33:36. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah bir konuda hüküm vermiş ve elçisi de tebliğ ettikten sonra herhangi bir konuda hiçbir mümin erkek veya mümin kadının, kişisel tercihlerine göre davranma hakkı yoktur. Kim Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden Elçi’sine karşı gelirse, apaçık bir sapkınlığa düşmüş olur. 24/51, 65/8-9
Şinasi Güneş
Allah ve elçisi bir işin gerçekleştirilmesine karar verdiğinde, inanıp güvenen bir erkek ve inanıp güvenen bir kadın için, işlerinden kendilerince hayırlı olanı tercih etme durumu yoktur. Kim Allah'a ve elçisine asi olursa, kesinlikle açıkça bir sapıklığa sapmıştır.
33:37. Ayet
Mustafa Çavdar
Ey Nebi hani sen, Allah’ın kendisine lütufta bulunduğu, senin de gözetip kolladığın kişiye: – Hanımını boşama ve Allah’a karşı gelmekten sakın! Diyordun. Bu sırada sen Allah’ın açıklayacağı şeyi insanlardan çekinerek içinde gizliyordun. Hâlbuki asıl kendisinden çekinilmesi gereken Allah’tır. Nihayet Zeyd, o hanımı boşayıp onunla ilişkisini kesince, “Evlatlıklar eşlerini boşayıp ilişkilerini kesince, onlarla evlenmek için müminler üzerine hukuki bir engel kalmasın diye” seni onunla evlendirdik. Allah’ın emri böylece yerine gelmiş oldu.
Şinasi Güneş
Hani, Allah'ın kendisine nimet verdiği, senin de kendisine nimet verdiğine: ''Eşini yanında tut, Allah'ın sınırlarına uyup korun. Allah'ın açığa çıkaracağı şeyi içinde gizliyorsun ve insanlara derinden saygıdan kaynaklı endişe duyuyorsun. Allah, O'na derinden saygıdan kaynaklı endişe duymanda daha hak sahibidir.'' Zeyd ondan tam olarak ilişiğini kestiğinde onu sana eşleştirdik ki, himayesi altında olanların, eşlerinden ilişiğini tam olarak kestiğinde, inanıp güvenenlerin üzerine bir güçlük olmasın. Böylece Allah'ın emri yerine gelmiş oldu [1].
33:38. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah’ın kendisine emrettiği bir hususu uygulamasından dolayı Nebi’ye hiçbir suç isnat edilemez. Zira Allah’ın bu sünneti/yasası daha
Şinasi Güneş
Allah'ın, ona yerine getirttiği şey hakkında, Nebi'nin üzerine hiçbir güçlük yoktur. Önceden gelip geçenler hakkında Allah'ın uygulaması budur [1]. Allah'ın emri, ölçülmüş bir ölçüdür.
33:39. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah’ın ayetlerini tebliğ edenler yalnızca Allah’tan korkan, O’nun dışında hiç kimseden korkmayan kimselerdir. Zira hesap görücü olarak Allah yeter.
Şinasi Güneş
Onlar, Allah'ın mesajlarını duyururlar ve O'na derinden saygı duyarak rızasını kaybetme endişesi taşırlar. Allah'ın dışında hiçbir kimseye derinden saygı duyup rızasını kaybetme endişesi taşımazlar. Hesap görücü olarak Allah yeter.
33:40. Ayet
Mustafa Çavdar
Unutmayın ki Muhammed sizin erkeklerinizden herhangi birinin babası değildir. Fakat Allah’ın elçisi ve nebilerin sonuncusudur. Allah, zaten her şeyi hakkıyla bilmektedir. 2/159- 160,
Şinasi Güneş
Muhammed, sizin er kişilerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat, Allah'ın elçisi ve nebilerin mührüdür [sonuncusudur]. Allah, her şey hakkında daima bilge olandır [1].
33:41. Ayet
Mustafa Çavdar
Ey iman edenler, Allah’ı çok çok anın.
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Allah'ın mesajlarını aklınızdan çıkarmadan, yeri geldiğinde yerine getirerek Allah'ı çokça zikredin.
33:42. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve sabah akşam onun şanını yüceltin.
Şinasi Güneş
Sabah akşam [devamlı], O'nun belirlediği yörüngede hareket edin.
33:43. Ayet
Mustafa Çavdar
Unutmayın O’dur melekleri ile birlikte, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size vahiyle destek olan. Zira Allah müminlere karşı çok şefkatli ve merhametlidir.
Şinasi Güneş
O ve haberci ayetleri, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için [1] size destek olmaktadır [57:9]. İnanıp güvenenlere karşı daima merhamet edendir.
33:44. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah’a kavuştukları o gün onların karşılanmaları “Mutluluklar” dileği selam ile olacaktır. Ayrıca Allah onlar için çok değerli bir ödül hazırlamıştır.
Şinasi Güneş
O'na karşılaşacakları gün, iyi dilekleri ''Esenlik'' tir [1]. Onlara, saygın bir karşılık hazırladı.
33:45. Ayet
Mustafa Çavdar
– Ey nebi! Biz seni hak ve hakikatin şahidi bir örnek, bir müjdeci ve bir uyarıcı elçi olarak gönderdik.
Şinasi Güneş
Ey nebi! Biz seni, bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik [48:8].
33:46. Ayet
Mustafa Çavdar
Yine O’nun izniyle Allah’a çağıran bir davetçi ve etrafını vahiyle aydınlatıcı olarak gönderdik!
Şinasi Güneş
O'nun koyduğu kurallar çerçevesinde, Allah'a davet eden, aydınlatıcı bir ışık kaynağı olarak.
33:47. Ayet
Mustafa Çavdar
Artık müminlere, kendilerini Allah katından büyük bir ikram beklediğini müjdele! 17/9-10, 18/2-3
Şinasi Güneş
İnanıp güvenenleri, Allah'tan onlara büyük bir armağanla müjdele.
33:48. Ayet
Mustafa Çavdar
Sakın kâfirlere ve inanmadığı halde inanmış gibi görünen ikiyüzlü münafıklara uyma onların eziyetlerine aldırma! Sen sadece Allah’a dayan ve güven! Zira koruyucu otorite olarak Allah yeter.
Şinasi Güneş
Gerçekleri örtenlere [1] ve münafıklara itaat etme, eziyetlerini sav ve Allah'a güvenip dayan. Dayanak olarak Allah yeter [33:1-2-3].
33:49. Ayet
Mustafa Çavdar
Ey iman edenler, mümin kadınları nikâhlayıp, sonra da gerdeğe girmeden onları boşarsanız onların iddet beklemelerini isteme hakkınız yoktur. Şu halde onlara belirlediğiniz mehirlerini ve boşanma tazminatlarını verin ve onları güzel bir şekilde serbest bırakın! 2/221...242, 65/1...6
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! İnanıp güvenen kadınları nikahlayıp, sonra onlara temas etmeden boşadığınızda, iddet bekleme sürelerini sayma hakkınız yoktur. Onları yararlandırın ve onları güzel bir bırakışla bırakın.
33:50. Ayet
Mustafa Çavdar
– Ey Nebi! Biz sana, mehirlerini verdiğin eşlerini seninle birlikte hicret eden kimsesiz hanımlardan, seninle birlikte hicret eden amca ve halakızlarını, dayı ve teyzekızlarını, nikâhlamana izin verdik. Bir de
Şinasi Güneş
Ey Nebi! Biz sana, ücretlerini verdiğin ve Allah'ın karşılıksız olarak sana verdiğinden, yeminine / antlaşmana hak sahibi olan mevcut eşlerini ve; seninle birlikte hicret eden amcanın kızları, halalarının kızları, dayının kızları, teyzelerinin kızları ve, kendini Nebi için hibe edip, Nebi de onu nikahlamak isterse, inanıp güvenen bir kadını, inanıp güvenenlere değil, yalnız sana özgü olarak helal kıldık. Şüphesiz, eşleri ve yeminlerine / antlaşmalarına hak sahip olanlar hakkında yapılmasını gerekli kıldığımız şeyleri biliyoruz [4:23-24]. Bu, sana bir sıkıntı olmaması içindir. Allah, daima bağışlayan, merhamet edendir [1].
33:51. Ayet
Mustafa Çavdar
– Ey Nebi dilediğin eşlerinden bir süre uzak kalabilir, dilediğini de yanına alabilirsin. Bir süre uzak kaldığın eşinle tekrar birlikte olmayı istemende senin için bir sakınca yoktur. Bu davranışın onların mutlu olmalarını kendilerine ilgi azaldığında üzülmemelerini ve onlara ayırdığın zaman ve gösterdiğin ilgiyle yetinip ondan razı olmalarını sağlar. Allah gönlünüzden geçen duygu ve düşünceleri bilir. Zaten Allah her şeyi bilen, kötü düşünce ve duygulardan dolayı hemen cezalandırmayandır.
Şinasi Güneş
Onlardan, gerekli gördüğünü bekletir, gerekli gördüğünü yanına alırsın. Ayrı kaldıklarından yanına almak istediğin olursa, sana bir günah yoktur. İşte bu da, gözlerinin aydın olmasına, hüzünlenmemelerine ve hepsine verdiğin şeylere razı olmalarına daha uygun olandır. Kalplerinizde olan şeyleri Allah biliyor. Allah, daima bilen ve yumuşak davranandır [1].
33:52. Ayet
Mustafa Çavdar
Bundan sonra, bu kadınların dışında herhangi bir kadınla evlenmen sana helal değildir. Güzellikleri hoşuna gitse bile mevcut eşlerinden birini boşayıp onların yerine başka hanımlarla da evlenemezsin, ancak anlaşma ile hak sahibi olduğun hariç. Allah her şeyi görüp gözetlemektedir.
Şinasi Güneş
Bundan böyle, yeminine / antlaşmana hak sahip oldukların dışında, iyilikleri seni etkilese de, [başka] kadınlar ve onları [eşlerini] başka eşlerden değiştirmen sana helal değildir. Allah, daima her şeyi gözetim altında tutandır.
33:53. Ayet
Mustafa Çavdar
– Ey iman edenler, Nebi’nin evlerine davetsiz misafir olarak girmeyin. Yemeğe davet edildiğinizde de erkenden gidip yemeğin hazırlanmasını beklemeyin, eve yemek vaktinde gelin, yemeği yiyince de kalkıp gidin, lafa dalmayın çünkü bu davranışınız nebiyi incitiyor. O ise sizden çekindiği için bir şey söylemiyor, fakat Allah söylenmesi gerekeni söylemekten çekinmez. Eğer onun eşlerinden bir şey isteyecekseniz perdenin arkasından isteyin zira bu davranış hem sizin hem de onların kalplerinin temiz kalması bakımından en münasip olandır. Bundan böyle Allah’ın elçisini incitmeniz size yaraşmadığı gibi vefatından sonra da onun hanımlarıyla evlenmeniz asla helal değildir. Bilin ki bu buyruklara uymamanız Allah katında çok büyük bir günahtır.
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Nebi'nin evlerine, size yemeğe izin verilmesi dışında, vaktini gözetmeden girmeyin. Fakat çağrıldığınızda girin, yemeği yiyince de dağılın. Bir konu için sohbete dalmayın. Bu haliniz Nebi'ye eziyet veriyor, o da sizden haya ediyor. Allah ise, hakikatten dolayı haya etmez [1]. Onlardan [eşlerinden] bir şey istediğinizde, perde arkasından isteyin. Bu, kalpleriniz ve onların kalpleri için daha temiz, yararlı olandır. Allah'ın elçisine eziyet vermeniz size uygun olmaz. Onun ardından eşlerini de ebediyen nikahlayamazsınız. Bu, Allah katında çok çok önemlidir [2].
33:54. Ayet
Mustafa Çavdar
Siz bir şeyi ister açığa vurun, ister gizleyin unutmayın ki Allah, her şeyi çok iyi bilmektedir. 2/284, 100/9...11
Şinasi Güneş
Bir şeyi açığa vursanız veya onu gizleseniz, Allah, her şey hakkında daima bilgi sahibidir.
33:55. Ayet
Mustafa Çavdar
Nebi’nin hanımlarının; babaları, oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, mümin hanımlar, sahip oldukları ile serbestçe görüşüp konuşmalarında bir sakınca yoktur. Ey Nebi’nin hanımları Allah’ın emir ve yasaklarına karşı duyarlı olun zira Allah her şeye şahittir.
Şinasi Güneş
Onlara [Nebi'nin eşlerine]; babaları, oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kadınları [hemcinsleri] ve yeminlerine / antlaşmalarına hak sahip oldukları hakkında [rahatça görüşmelerinde] bir günah yoktur. Allah'ın sınırlarına uyup korunun. Allah, daima her şey hakkında şahit olandır.
33:56. Ayet
Mustafa Çavdar
Hiç kuşku yok ki Allah ve melekleri nebiye destek vermektedirler. Ey iman edenler! Siz de O’na destek olun ve O’nu her türlü şaibe ve çirkin yakıştırmalardan uzak tutun.
Şinasi Güneş
Allah ve görevli güçler / haberci ayetler Nebi'ye destek oluyor [1]. Ey inanıp güvenenler! Siz de ona destek olun ve tam bir teslimiyetle selametini sağlayın [2].
33:57. Ayet
Mustafa Çavdar
Bundan sonra Allah ve elçisini çirkin yakıştırmalarla üzenleri dünyada ve ahirette Allah rahmetinden dışlamış ve onlar için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.
Şinasi Güneş
Allah'a ve elçisine eziyet edenleri, Allah, dünya ve ahirette rahmetinden dışlamıştır. Ve onlara, küçük düşürücü bir azap hazırlamıştır.
33:58. Ayet
Mustafa Çavdar
Mümin erkek ve hanımları yapmadıkları bir şeyle suçlayarak üzenler düpedüz iftira etmişler ve büyük bir günaha girmişlerdir.
Şinasi Güneş
İnanıp güvenen erkeklere ve inanıp güvenen kadınlara, kazanmadıkları [yapmadıkları] şeylerle eziyet edenler, açıkça büyük bir iftira ve zarara neden olma suçları yüklenmişlerdir.
33:59. Ayet
Mustafa Çavdar
– Ey Nebi! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin hanımlarına söyle, dışarıya çıkacakları zaman dış elbiselerini üzerlerine örtsünler. Bu, onların iffetli hanımlar olarak tanınmaları dolayısıyla sarkıntıya maruz kalmamaları için en uygun giyinme tarzıdır. Allah, zaten sınırsız bir bağış ve sonsuz bir rahmet kaynağıdır.
Şinasi Güneş
Ey Nebi! Eşlerine, kızlarına ve inanıp güvenenlerin kadınlarına de ki! ''Üzerlerine dış elbiselerinden [1] alsınlar. Bu, tanınmalarına ve eziyete uğramamalarına daha yakındır. Allah, daima bağışlayan, merhamet edendir.
33:60. Ayet
Mustafa Çavdar
İnanmadığı halde inanmış gibi görünen ikiyüzlü Münafıklar, kalplerinde iman zafiyeti bulunanlar ve Medine’de asılsız haberler yayarak huzursuzluk çıkaranlar eğer buna son vermezlerse, seni onların üzerine öyle bir salarız ki artık seninle aynı şehirde daha fazla kalamazlar. 8/36...38, 17/76- 77
Şinasi Güneş
Münafıklar, kalbinde hastalık olanlar ve şehirde düzeni sarsıcı işler yapanlar, eğer son vermezlerse, kesinlikle seni onlara salarız [59:6]. Sonra da, az bir zaman dışında orada senin yanında kalamazlar.
33:61. Ayet
Mustafa Çavdar
Lanetlenmiş kişiler olarak nerede bulunurlarsa yakalanıp oracıkta öldürülürler. 8/36...38, 17/76- 77
Şinasi Güneş
Onlar dışlanmışlardır. Nerede rastlansalar tutulur ve kıyasıya etkisiz hale getirilirler [4:91, 5:33].
33:62. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah’ın gelip geçmiş bütün bozguncular için geçerli sünneti/yasası budur. Zira sen Allah’ın sünnetinde/yasasında bir değişiklik bulamazsın. 8/36...38, 17/76- 77
Şinasi Güneş
Önceden beri gelip geçen Allah'ın uygulaması budur [1]. Allah'ın uygulaması için asla değişim bulamazsın.
33:63. Ayet
Mustafa Çavdar
İnsanlar sana bu dünyanın sonu o saat ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. De ki: – Onun bilgisi sadece Allah katındadır. Hem sen nereden bileceksin belki de o saat çok yakındır? 7/187, 79/42...44
Şinasi Güneş
İnsanlar sana o saatten soruyorlar [7:187, 79:42-43]. De ki! ''Onun bilgisi Allah'ın katındadır. Nereden idrak edeceksin, belki de o saatin oluşu yakındır. [Devamı 73. ayettir].
33:64. Ayet
Mustafa Çavdar
Şüphe yok ki Allah, gerçekleri örtbas eden kâfirlere lanet etmiş ve
Şinasi Güneş
Allah, gerçekleri örtenleri rahmetinden dışlamıştır. Onlara, çılgın bir azap hazırlamıştır.
33:65. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar orada ebedi olarak kalacaklar, ne bir veli/dost ne de bir yardımcı bulacaklar. 32/20, 35/37, 65/8...11
Şinasi Güneş
Onlar orada ebedi olarak kalıcı olanlardır. Bir yakın, yol gösterici ve yardımcı da bulamazlar.
33:66. Ayet
Mustafa Çavdar
Ateşte yüzlerinin ters çevrildiği o gün: – Ah keşke, Allah’a itaat etseydik ve mesajlarını tebliğ eden elçiye itaat edip tebliğ ettiklerini uygulasaydık. 25/27...30,
Şinasi Güneş
Ateşin içinde yüzleri evrilip çevrildiği gün: ''Keşke Allah'a itaat etseydik ve elçiye itaat etseydik [25:27]'' derler.
33:67. Ayet
Mustafa Çavdar
– Rabbimiz, biz efendilerimize/sadatlarımıza/şeyhlerimize ve büyüklerimize itaat ettik, onlar da bizi yoldan saptırdılar. 2/165...167, 40/47...50
Şinasi Güneş
''Rabbimiz, biz sadatımıza [efendilerimize] ve büyüklerimize itaat ettik. Onlar da bize yolu şaşırttılar.'' dediler.
33:68. Ayet
Mustafa Çavdar
– Rabbimiz, onların azabını kat be kat artır ve onları büyük bir lanet ile lanetle! Diyecekler. 37/20...52,
Şinasi Güneş
''Rabbimiz, onlara azaptan iki kat ver [7:38, 38:61] ve büyük bir dışlamayla onları rahmetinden dışla.''
33:69. Ayet
Mustafa Çavdar
– Ey iman edenler, sakın Musa’ya eza cefa edenler gibi olmayın. Nitekim Allah, onu, onların tüm itham ve iftiralarından aklamıştı. Çünkü Musa Allah katında çok değerli biriydi.
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın [1]. Allah, onların söyledikleri şeylerden onu uzaklaştırdı. Ve Allah katında, yüzü ak biriydi.
33:70. Ayet
Mustafa Çavdar
– Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve daima doğruyu söyleyin ki.
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Allah'ın sınırlarına uyup korunun ve belgeli söz söyleyin.
33:71. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah da sizin işlerinizi yoluna koysun ve günahlarınızı bağışlasın. Bilin ki kim Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçisine itaat edip tebliğ ettiklerini uygularsa büyük bir kurtuluşa ermiş olur. 25/63...73,
Şinasi Güneş
Ki, amellerinizi düzeltsin ve suçlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve elçisine itaat ederse, muazzam bir kazançla kazancı hak etmiştir [4:13].
33:72. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz emaneti (irade ve yükümlülüğü) göklere, yere ve dağlara sunduk, fakat onlar bu yükümlülüğün hakkını verememekten korkup emaneti almaktan kaçındılar ve emaneti insan yüklendi. Zalimce ve cahilce davrandı. 7/172- 173,
Şinasi Güneş
Biz o emaneti, göklere, yeryüzüne ve dağlara yaydık, onlar onu taşımaya kaçındılar ve ondan titrediler. Ve onu insan yüklendi. O, çok yanlış yapan ve çok cahillik eden olup çıktı [1].
33:73. Ayet
Mustafa Çavdar
Bundan dolayı Allah, inanmadığı halde inanmış gibi görünen ikiyüzlü münafık erkekleri ve ikiyüzlü münafık kadınları, ortak koşan erkekleri ve ortak koşan kadınları cezalandıracak. Buna karşılık mümin erkekler ile mümin kadınların tövbelerini/dönüşlerini kabul edip bağışlayacaktır. Zaten Allah, eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz rahmet kaynağıdır.
Şinasi Güneş
[1] Allah'ın, münafık erkekleri ve münafık kadınları, ortak koşan erkekleri ve ortak koşan kadınları azaba uğratması ve inanıp güvenen erkeklerin ve inanıp güvenen kadınların yönelişlerini kabul etmesi için. Allah, daima bağışlayan, merhamet edendir [5:119, 33:24].