Mealler › Karşılaştırma › Ankebût
⚖️ Ankebût Suresi — Karşılaştırma
Mustafa Çavdar
Şinasi Güneş
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
29:1. Ayet
Mustafa Çavdar
Elif Lâm Mîm.
Şinasi Güneş
Güçlü yönlendirici kimdir?
29:2. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi bu insanlar hiç bir sıkıntı ve zorlukla sınanmadan yalnızca “İman ettik” demekle, kendi hallerine bırakılacaklarını mı sanıyorlar.
Şinasi Güneş
İnsanlar, inanıp güvendik demeleriyle, fitnelenmeden [1] bırakılacaklarını mı hesap ediyorlar?
29:3. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki biz, onlardan öncekileri de çeşitli sıkıntılarla sınamıştık, böylece Allah, “İman ettik” sözünde kimin sadık/samimi, kimin de yalancı olduğunu ortaya çıkaracaktır.
Şinasi Güneş
Şüphesiz, onlardan öncekileri de fitnelemiştik. Böylece Allah, doğru sözlülerle yalancıları bilmektedir [1].
29:4. Ayet
Mustafa Çavdar
Yoksa kötülük yapmayı sürdürenler bizi atlatabileceklerini mi sanıyorlar? Ne berbat bir karar veriyorlar öyle!
Şinasi Güneş
Yoksa, kötülükler yapanlar, önümüze geçebileceklerini mi hesap ediyorlar? Ne kötü hüküm veriyorlar.
29:5. Ayet
Mustafa Çavdar
Her kim Allah’a kavuşmayı umuyorsa, şüphesiz ki Allah’ın tayin ettiği ecel ve kavuşma günü mutlaka gelecektir. Zira O, her şeyi işiten ve her şeyi bilendir. 69/18...24, 84/6...9
Şinasi Güneş
Kim Allah'a karşılaşmayı bekliyorsa, şüphesiz Allah'ın belirlediği o süre gelicidir. O, işitip bilendir.
29:6. Ayet
Mustafa Çavdar
Kim, Allah yolunda çalışıp didinirse bunu ancak kendisi için yapmış olur, çünkü Allah’ın toplumlardan hiç kimseye ihtiyacı yoktur.
Şinasi Güneş
Kim elinden geleni yaparsa, kendisi için yapmış olur. Şüphesiz Allah, alemlerden ganidir [kendine yetendir].
29:7. Ayet
Mustafa Çavdar
İman edip, imanın gereği güzel işleri yapanlara gelince, kesinlikle biz onların yaptıkları kötülükleri örteceğiz ve onları yaptıklarının en güzeli ile ödüllendireceğiz.
Şinasi Güneş
İnanıp güvenenler ve düzeltici işler yapanlar var ya, onlardan kötülüklerini örteriz ve kesinlikle onlara, yaptıklarının daha iyisiyle karşılık veririz [64:9].
29:8. Ayet
Mustafa Çavdar
İnsana, anne ve babasına iyi davranmasını tavsiye etmiştik. Eğer onlar, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi bana ortak koşman için seni zorlarlarsa, sakın onlara itaat etme! Unutma ki dönüşünüz banadır. İşte o gün ben de size yapmış olduğunuz her şeyi bir bir haber vereceğim.
Şinasi Güneş
Ve insana, anne babasına iyiliği vasiyet ettik [yükümlülük verdik][1]. Eğer hakkında ilmin olmayan şeyi bana ortak koşman için elinden geleni yaparsa, ikisine itaat etme [31:15]. Dönüşünüz banadır. Böylece, yaptığınız şeyleri size doğru olarak haber veririm.
29:9. Ayet
Mustafa Çavdar
İman edip imanın gereği güzel işler yapanları kesinlikle iyi ve erdemli kimselerin arasına katacağız.
Şinasi Güneş
İnanıp güvenenler ve düzeltici işler yapanları, kesinlikle salihlerin [düzelticilerin] içine dahil ederiz.
29:10. Ayet
Mustafa Çavdar
İnsanlardan kimi de vardır ki “Allah’a inanıp güvendik” derler sonra Allah yolunda herhangi bir eziyete uğrayınca da bunu Allah’ın bir
Şinasi Güneş
İnsanlardan ''Allah'a inanıp güvendik.'' diyen kimileri, Allah yolunda eziyet gördüğünde, insanların fitnesini [sıkıntı vermesini, onu ateşe atmasını], Allah'ın azabı gibi kılar. Ve Rabbinden bir yardım gelirse, kesinlikle ''Biz sizinle beraberdik.'' derler. Allah, alemlerin göğsünde olan şeyleri en iyi bilen değil midir?
29:11. Ayet
Mustafa Çavdar
Hiç şüphesiz Allah, gerçekten iman edenleri bilir ve inanmadıkları halde inanmış gibi görünen ikiyüzlü münafıkları da. 9/64, 47/29, 63/1...4
Şinasi Güneş
Allah, inanıp güvenenleri de münafıkları [1] da kesinlikle bilecektir.
29:12. Ayet
Mustafa Çavdar
Gerçekleri örtbas eden kâfirler inananlara: “Bizim yolumuza uyun, sizin günahınız bizim boynumuza olsun” derler. Oysa onlar inananların en küçük bir günahını dahi üstlenmeyecekler, onlar katıksız bir yalancıdırlar.
Şinasi Güneş
Gerçekleri örtenler, inanıp güvenenlere: ''Bizim yolumuza uyun ve hatalarınızı biz yüklenelim.'' dediler. Onlar, onların hatalarından bir şey yüklenenler olamazlar. Şüphesiz onlar, yalancılardır.
29:13. Ayet
Mustafa Çavdar
Elbet onlar, kendi günahlarını zaten yüklenecekler, onun yanında yoldan çıkardıkları kimselerin günahlarını da yüklenecekler ve din adına uydurdukları her şeyden kıyamet günü sorguya çekilecekler.
Şinasi Güneş
Onlar, kesinlikle kendi ağırlıklarını ve kendi ağırlıklarıyla birlikte başka ağırlıkları da yüklenirler [4:85, 16:25]. Ve kıyamet günü, kesinlikle uydurmakta oldukları şeylerden sorulurlar.
29:14. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz Nuh’u kavmine elçi olarak göndermiştik. Nuh onların arasında elli yıl eksiği ile bin sene kaldı. Sonunda, kendilerine zalimlik ederek yazık etmiş bir durumda iken tufan onları yakalayıverdi. 71/1…28
Şinasi Güneş
Şüphesiz Nuh'u halkına gönderdik. Onların içinde elli yıl dışında bin sene kaldı [1]. Ve yanlış yapanları tufan tutuverdi.
29:15. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz de Nuh’u ve gemide bulunanların tümünü kurtardık ve bunu insanlığa bir ibret vesilesi kıldık. 11/25...49
Şinasi Güneş
Onu ve gemi arkadaşlarını kurtardık ve onu [kurtuluşu], alemler için bir ayet kıldık.
29:16. Ayet
Mustafa Çavdar
İbrahim de kavmine şöyle demişti: – Allah’ı gerektiği gibi tanıyıp O’na kulluk edin ve O’na karşı gelmekten sakının! Eğer bilirseniz bu sizin için çok daha hayırlıdır. 60/4...6
Şinasi Güneş
Ve İbrahim. Hani halkına: ''Allah'a kulluk edin ve O'nun sınırlarına uyup korunun. Eğer bilirseniz, bu size hayırlı olandır.'' demişti.
29:17. Ayet
Mustafa Çavdar
– Siz ancak, Allah ile aranıza koyup putlaştırdıklarınıza kulluk ediyor ve onlara asılsız nitelikler yakıştırıyorsunuz. Ama şunu iyi bilin ki Allah ile aranıza koyup kulluk ettikleriniz, size bir rızık/lokma bile veremezler. O halde siz tüm rızkınızı Allah katında arayın ve yalnız O’na kulluk edin ve O’nun verdiği nimetlere şükredin zira sonunda O’na döndürüleceksiniz.
Şinasi Güneş
''Siz ancak, Allah'ın yanı sıra bir takım putlaştırılmış varlıklara kulluk ediyorsunuz ve hakikati zanla ters yüz eden şeyler oluşturuyorsunuz. Şüphesiz Allah'ın yanı sıra kulluk ettikleriniz, size rızık vermeye sahip olamazlar. Öyleyse, rızkı Allah'ın katında arayın, O'na kulluk edin ve verdiği nimetlerin karşılığını verin. O'na döndürülüyorsunuz.''
29:18. Ayet
Mustafa Çavdar
– Şayet beni yalancılıkla suçlarsanız, unutmayın ki sizden önceki toplumlar da elçilerini yalancılıkla suçlamışlardı. Bir elçinin görevi ilahi mesajı apaçık tebliğ etmekten başka bir şey değildir.
Şinasi Güneş
Eğer yalana sarılırsanız, şüphesiz sizden önceki önderli toplumlar da yalana sarılmıştı. Elçiye açıkça duyurmanın dışında bir şey düşmez [1].
29:19. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi onlar, Allah’ın ilk yaratmayı nasıl başlattığını ve sonra onu, tekrar tekrar yaratmaya nasıl devam ettiğini görmüyorlar mı? Şüphesiz ki bunu yapmak Allah için kolaydır.
Şinasi Güneş
Allah'ın, oluşturuşu nasıl başlattığına ve onu iade ettiğine dikkat etmediler mi? Şüphesiz bu, Allah'a kolaydır.
29:20. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: Yeryüzünü gezip dolaşın da Allah’ın ilk yaratmayı nasıl başlattığını bir araştırın. Daha sonra Allah, yeni bir yaratışla öteki hayatı da işte böyle yeniden yaratacaktır. Kuşkusuz, Allah her şey için bir ölçü koyandır.
Şinasi Güneş
Dolaşın yeryüzünde de, oluşturuş nasıl başladı gözlemleyin. Sonra Allah, son inşa edişi de inşa eder. Şüphesiz Allah, her şeye bir ölçü koyandır [1].
29:21. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira O, hak edene azap eder ve hak edene de rahmet eder. Ve siz her durumda O’na döndürüleceksiniz.
Şinasi Güneş
Gerekli gördüğünü azaba uğratır ve gerekli gördüğüne merhamet eder [7:156]. O'na döndürülüyorsunuz.
29:22. Ayet
Mustafa Çavdar
Siz, ne yeryüzünde ne de gökyüzünde Allah’ın elinden kaçıp kurtulamazsınız, İyi bilin ki sizin Allah’tan başka veliniz de yardımcınız da yoktur.
Şinasi Güneş
Siz, yeryüzünde ve gökte aciz bırakanlar değilsiniz. Ve size, Allah'ın yanı sıra bir yakın, yol gösterici, müttefik ve yardımcı da yoktur.
29:23. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah’ın ayetlerine inanmak istemeyen kâfirler ve O’nun huzuruna çıkıp hesap verme gerçeğini hesaba katmayanlar var ya işte onlar rahmetimden ümitlerini kesmiş olanlardır. İşte onlar için çok acı bir azap vardır. 45/34- 35
Şinasi Güneş
Allah'ın ayetlerini ve O'nunla karşılaşma hakkındaki gerçekleri örtenler var ya, işte onlar, rahmetimden karamsarlığa kapılanlardır. Ve onlara, can yakıcı bir azap vardır.
29:24. Ayet
Mustafa Çavdar
İbrahim’in kavminin cevabı: – Onu öldürün veya onu ateşte yakın! Demekten ibaret oldu. Ancak Allah onu ateşten kurtardı. İşte bunda inanacak bir toplum için alınacak nice ibretler vardır.
Şinasi Güneş
Ve halkının cevabı: ''Onu tahrik [1] edin veya etkisiz hale getirin'' demelerinin dışında bir şey olmadı. Allah onu ateşten kurtardı. İnanıp güvenen bir halk için, bunda kesinlikle ayetler vardır.
29:25. Ayet
Mustafa Çavdar
İbrahim onlara dedi ki: – Sizin Allah ile aranıza koyup putlaştırdıklarınız bu dünya hayatında birbirinizle kaynaşmanıza vesile olduğu içindir. Ama daha sonra kıyamet gününde birbirinizi tanımayacak ve birbirinize lanet edeceksiniz ve varacağınız yer cehennem olacak. Ve sizin hiçbir yardımcınız da olmayacak. 7/35...40
Şinasi Güneş
Şüphesiz siz, Allah'ın yanı sıra putlaştırılmış bir takım varlıkları dünya hayatında aranızda sevgi vesilesi edindiniz [19:81, 36:74]. Sonra kıyamet günü bazınız bazınıza kafirlik eder ve bazınız bazınıza lanet eder [1]. Barınağınız ateştir ve size yardımcılardan da yoktur.
29:26. Ayet
Mustafa Çavdar
Ona ilk Lut iman etmişti. İbrahim dedi ki: – Ben, Rabbimin bana emrettiği yere hicret ediyorum. Çünkü O çok güçlüdür ve benim hakkımda doğru karar verendir, demişti. 43/27, 51/24...37
Şinasi Güneş
Bunun üzerine, Lut ona inanıp güvendi. Ve İbrahim: ''Ben Rabbime hicret ediciyim. Şüphesiz O, adaleti sağlayan en doğru hükümleri vermede üstün olandır.'' dedi.
29:27. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz de İbrahim’e, İshak ve Yakup’u bahşettik, onun soyundan gelenlere nebilik ve kitap verdik. Böylece onu dünyadayken mükâfatlandırdık, ahirette ise o, salih kullar arasında yer alacaktır. 2/124/...134,
Şinasi Güneş
Ve ona İshak ve Yakub'u bahşettik [21:72]. Soyuna nebilik ve kitap kıldık [57:26][1]. Ona dünyada karşılığını verdik. Şüphesiz o, ahirette de salihlerdendir.
29:28. Ayet
Mustafa Çavdar
Lut’u da elçi olarak görevlendirmiştik o da kavmine şöyle demişti: – Şu kesin ki siz, daha önce milletlerden hiç kimsenin yapmadığı iğrenç bir işi yapıyorsunuz. 7/80...84
Şinasi Güneş
Ve Lut. Hani halkına: ''Şüphesiz, öncenizde alemlerden bir kimsede olmayan o aşırılığa yanaşıyorsunuz.'' demişti [7:80].
29:29. Ayet
Mustafa Çavdar
– Siz, nasıl oluyor da erkeklerle ilişkiye giriyor, meşru ilişki yolunu kapatıyor ve bir araya gelince de her türlü edepsizliği yapabiliyorsunuz? Halkının Lut’a cevabı ise: – Eğer doğru söylüyorsan haydi durma bize Allah’ın şu azabını getir demekten başka bir şey olmadı. 11/77...83,
Şinasi Güneş
''Şüphesiz siz, o tanınmayan, kabul edilemez çirkin faaliyetinize yanaşıyor ve adamlara yanaşarak, o yolu [üreme yolunu] kesiyorsunuz [54:37] öyle mi [7:81, 27:55]?'' Halkının cevabı: ''Eğer doğru söyleyenlerden isen, bize Allah'ın azabını getir.'' demelerinin dışında bir şey olmadı.
29:30. Ayet
Mustafa Çavdar
Lut da dedi ki: – Rabbim! Bu bozguncu ve sapık topluma karşı bana yardım et. 11/77...83
Şinasi Güneş
''Rabbim, bozguncular halkına karşı bana yardım et.'' dedi.
29:31. Ayet
Mustafa Çavdar
Elçilerimiz İbrahim’e evlat müjdesi ile geldiklerinde: – Haberin olsun biz, şu belde halkını helak etmekle görevliyiz, zira orada yaşayan halk iyice azmış ve ahlaksızlığa batmış durumda, dediler. 51/24...37
Şinasi Güneş
Ve elçilerimiz müjde ile İbrahim'e geldiğinde: ''Şüphesiz biz, bu kentin ahalisini yıkıma uğratıcı olanlarız. Ahalisi, yanlış yapan kimseler oldular.'' dediler.
29:32. Ayet
Mustafa Çavdar
İbrahim: – Fakat orada Lut var, dedi. – Biz, orada kimin olduğunu çok iyi biliyoruz. O’nu ve ailesini kurtaracağız, fakat hanımı hariç. O geride kalıp helak olanlar arasında yer alacak, dediler. 15/57...77
Şinasi Güneş
İbrahim ''Şüphesiz orada Lut var.'' dedi. ''Orada kim var biz daha iyi biliyoruz. Geride kalıntısı kalacak olan kadını dışında, onu ve ahalisini kesinlikle kurtarırız'' dediler.
29:33. Ayet
Mustafa Çavdar
Elçilerimiz, Lut’a geldiklerinde, kavminin, gelen elçilere bir kötülük yapacağından korkarak yüreği daraldı ve çaresizlik içinde ne yapacağını şaşırdı. Elçiler ona: – Korkma ve bizim için tasalanma! Biz, seni ve aileni kurtaracağız ancak hanımın hariç, o geride kalıp helak olanların arasında yer alacak. 26/160...174
Şinasi Güneş
Elçilerimizin Lut'a gelmesi sırasında, onlardan dolayı kötüleşti ve aşırı şekilde daraldı. ''Korkma, hüzünlenme. Geride kalıntısı kalacak olan kadının dışında, seni ve ahalini kurtarırız.'' dediler [11:77].
29:34. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz, yaptıkları ahlaksızlıktan dolayı bu şehrin halkına gökten taş yağdıracağız. 27/54...58
Şinasi Güneş
''Şüphesiz biz, yoldan çıkmalarından dolayı [21:74], bu kentin ahalisi üzerine gökten azaba neden olan bir afet indirenleriz.''
29:35. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve biz orada aklını kullanabilen bir toplum için apaçık belge olan işaretler bıraktık. 37/133...138
Şinasi Güneş
Şüphesiz oradan, aklını kullanan bir halk için apaçık kanıtlı bir ayet bıraktık.
29:36. Ayet
Mustafa Çavdar
Medyen şehrine de soydaşları olan Şuayb’i elçi olarak gönderdik. O da onlara şöyle dedi: – Ey kavmim, Yalnız Allah’a kulluk edin ki ahiret gününü umutla bekleyebilesiniz, bu memlekette azgınlık ederek fesat çıkarmayın! 7/85...93
Şinasi Güneş
Ve Medyen'e kardeşleri Şuayb: ''Ey halkım, Allah'a kulluk edin ve ahiret günü beklentisinde olun [dünyevileşmeyin]. Bozguncular olarak yeryüzünde kargaşa çıkarmayın.'' dedi [11:85].
29:37. Ayet
Mustafa Çavdar
Ama onu yalanladılar, bunun üzerine onları ansızın korkunç bir sarsıntı/deprem yakaladı ki yurtlarında dizüstü çöküp kaldılar. 11/84...95
Şinasi Güneş
Onu yalancı saydılar. O sarsıntı onları tutuverdi. Yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar [26:189].
29:38. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz Ad ve Semud kavimlerini de helak ettik. Evlerinin kalıntıları size bunu açıkça göstermektedir. Şeytan, onlara yaptıkları kötülükleri güzel göstermiş böylece onları yoldan çıkarmıştı. Oysa onların gerçeği görebilecek kabiliyetleri vardı.
Şinasi Güneş
Ad ve Semud. Meskenlerinden size açıkça ortaya koymaktadır [1]. İleri görüşlü oldukları halde, şeytan yaptıklarını onlara çekici gösterip onları yoldan alıkoydu.
29:39. Ayet
Mustafa Çavdar
Karun, Firavun ve Haman da benzer bir akıbete uğradı Hâlbuki Musa, onlara hakikatin apaçık belgeleri ile gelmişti. Fakat onlar kibirlenip ülkede bozgunculuğa devam ettiler ama bizim azabımızdan kurtulamadılar. 28/3...6, 43/46...56
Şinasi Güneş
Karun, Firavun ve Haman. Şüphesiz Musa, onlara apaçık kanıtlarla geldiği halde, o yerde büyüklendiler ve öne geçenler olamadılar [azabımızın önüne geçemediler].
29:40. Ayet
Mustafa Çavdar
Sonuçta hepsini günahlarından dolayı cezalandırdık. Onlardan kiminin üzerine taş savuran kasırga gönderdik. Kimini bir çığlık yok etti. Kimini de yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Oysa Allah, onların hiç birine haksızlık yapmıyordu, fakat onlar kendi kendilerine zulmedip yazık ediyorlardı. 11/66- 67, 28/78...81, 69/6-7
Şinasi Güneş
Hepsini kendi suçuyla tutuverdik. Onlardan kimisinin üzerine bir kasırga gönderdik. Onlardan kimisini bir çığlık tutuverdi. Onlardan kimisini yere geçirdik. Onlardan kimisini de boğduk. Onlara yanlış yapan Allah değildi. Fakat onlar, kendilerine yanlış yaptılar [30:9][1].
29:41. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah ile aralarına koyup sığınacak birtakım veliler/otoriteler edinenlerin durumu; kendine yuva yapan dişi örümceğin durumuna benzer ki, yuvaların en zayıfı örümceğin yuvasıdır. Keşke bu hakikati kavrayabilselerdi. 2/165...167, 10/18, 42/6...10
Şinasi Güneş
Allah'ın yanı sıra yakın, yol gösterici, müttefik edinenlerin örneği, bir ev edinen dişi örümceğin örneği gibidir. Şüphesiz, evlerin en dayanıksızı, dişi örümceğin evidir. Bilincinde olsalardı [1].
29:42. Ayet
Mustafa Çavdar
Kuşkusuz ki Allah onların, Allah ile aralarına koyup nelere dua ile yalvardıklarını çok iyi biliyor. Zira çok yüce olan Allah’tır, her hükmü doğru olan da O’dur. 6/56, 46/4...6
Şinasi Güneş
Şüphesiz Allah, çağrıda bulundukları şeylerin ne olduğunu biliyor. O, adaleti sağlayan en doğru hükümleri vermede üstün olandır.
29:43. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte, biz insanlara böyle misaller veriyoruz, ancak bunları gerçek ilim sahiplerinden başkası kavrayamaz.
Şinasi Güneş
İnsanlar için örnekleri işte böyle vurguluyoruz. Bilinçli olanlar dışındakiler onu akıl edemezler [1].
29:44. Ayet
Mustafa Çavdar
İyi bilin ki Allah, gökleri ve yeri gerçek bir amaç için yarattı. Şüphesiz bunda müminlerin alacağı bir ders mutlaka vardır.
Şinasi Güneş
Gökleri ve yeryüzünü gerçek bir amaçla Allah oluşturdu. Şüphesiz bunda, inanıp güvenenler için bir ayet vardır.
29:45. Ayet
Mustafa Çavdar
Sana vahyolunan bu kitabı/Kuran’ı oku ve ilet! Namazı da hakkını vererek kıl! Çünkü namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Elbette Allah’ın zikri/kitabı en büyüktür. Unutmayın ki Allah, yaptığınız her şeyi bilir. 18/27...30,
Şinasi Güneş
Kitaptan sana vahyedileni okuyup aktar ve salatı ikame et [1]. Şüphesiz salat, aşırılıklardan ve herkesçe kabul edilen ortak kötülerden engeller. Kesinlikle Allah'ın mesajlarını akıldan çıkarmayıp yeri geldiğinde yerine getirmek daha büyüktür. Allah, ürettiğiniz şeyleri bilir.
29:46. Ayet
Mustafa Çavdar
Size saldırganca davrananlar hariç kitap ehli ile en güzel şekilde mücadele edin ve onlara şöyle deyin: – Biz, bize indirilene de, size indirilene de iman ettik. Bizim ilahımız da sizin ilahınız da birdir. Biz Müslüman olmuş kimseleriz.
Şinasi Güneş
Onlardan yanlış yapanlar dışındaki kitap ehli [önceki ilahi kitaplar hakkında ehil olanlar] ile, daha iyisiyle olması dışında mücadele etmeyin [16:125]. ''Bize indirilene ve size indirilene inanıp güvendik. İlahımız ve ilahınız birdir. Ve biz, O'na Müslimleriz [1]'' deyin [3:64].
29:47. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz bu kitabı sana diğer kitapları da kapsayan bir mesaj olarak indirdik. Onun için daha önceden kendilerine kitap verdiklerimiz buna inanırlar. İşte şu etrafındakilerden de buna inanacak olanlar da vardır. Aslında bizim ayetlerimize bile bile inanmak istemeyenler kâfirlerdir.
Şinasi Güneş
İşte böylece kitabı sana indirdik. Kendilerine kitap verdiklerimiz ona inanıp güvenirler [1]. İşte şu kimselerden [kitap verilmeyen Araplardan] de ona inanıp güvenenler vardır. Gerçekleri örtenler dışındakiler, Allah'ın ayetlerini reddetmezler.
29:48. Ayet
Mustafa Çavdar
Oysa sen daha önce herhangi bir kitap okumuş değildin ve bunu kendin yazabilecek durumda da değildin. Eğer öyle olsaydı batılı hâkim kılmak isteyenler insanları şüpheye düşürürlerdi.
Şinasi Güneş
Önceden bir kitaptan okuyup aydınlanıyor değildin. Veya, sağ elinle onu yazıp çiziyor da değildin. O zaman, boş iddialarda bulunanlar, kesinlikle tereddüt ederlerdi.
29:49. Ayet
Mustafa Çavdar
Gerçekte bu Kuran, kendilerine ilahi kelam ile insan sözünü ayırt edebilecek bir kabiliyet verilmiş olanların gönüllerinde yer etmiş bir mesajdır, zira bilinci alt üst olmuşlardan başkası bizim ayetlerimiz karşısında bile bile yanlışta ısrar ederek zalimlik etmezler. 13/43, 30/55-56,
Şinasi Güneş
Bilakis o, kendilerine ilim verilenlerin göğüslerinde apaçık kanıtlı ayetlerdir [2:99]. Yanlış yapanlar dışındakiler, ayetlerimizi reddetmezler.
29:50. Ayet
Mustafa Çavdar
Bir de kalkıp; “Rabbinden sana mucizeler indirilmeli değil miydi” diyorlar, de ki: – Mucizeler indirmek sadece Allah’ın elindedir, ben ise apaçık bir uyarıcıdan başka bir şey değilim. 20/133- 134, 28/47...50,
Şinasi Güneş
''Rabbinden üzerine ayetler indirilmesi gerekmez miydi?'' dediler. De ki! ''Şüphesiz ayetler, ancak Allah katındadır. Ve ben ancak, açıkça bir uyarıcıyım.''
29:51. Ayet
Mustafa Çavdar
Hem kendilerine okunan bu kitabı/Kuran’ı sana indirmiş olmamız, onlara mucize olarak yetmiyor mu? Oysa bunda inanacak bir toplum için tarifsiz bir rahmet ve ilahi bir öğüt vardır.
Şinasi Güneş
Kendilerine okunup aydınlatıldıkları, sana indirdiğimiz o kitap onlara yetmedi mi?! Şüphesiz, inanıp güvenen bir halk için bunda bir rahmet ve yeri geldiğinde uygulamanız için aklınızdan çıkarmamanız gereken bir öğreti vardır [1].
29:52. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: – Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter. Çünkü O, göklerde ve yerde olan her şeyi bilir. Asılsız şeylere inanarak Allah’a inanmayan kâfirler var ya işte onlar hepten kaybedeceklerdir.
Şinasi Güneş
De ki! ''Aramızda şahit olarak Allah yeter. Göklerde ve yeryüzünde olan şeyleri bilir. Boş iddialara inanıp güvenenler ve Allah hakkında gerçekleri örtenler var ya, işte onlar kaybedenlerdir.''
29:53. Ayet
Mustafa Çavdar
Senden azabı çabuklaştırmanı istiyorlar. Eğer belirlenmiş bir süre olmasaydı elbette onlara azap hemen gelirdi. Ama azap onlara farkında olmadıkları bir anda ansızın gelecektir.
Şinasi Güneş
Azabı sana acele ettiriyorlar [1]. Adı belirlenmiş bir son süre olmasaydı, kesinlikle onlara o azap gelirdi. Ve kesinlikle onlar, şuurunda değilken onlara ansızın gelir.
29:54. Ayet
Mustafa Çavdar
Evet senden azabı çabuklaştırmanı istiyorlar. Oysa cehennem bu kâfirleri çepeçevre kuşatacaktır. 6/57-58,
Şinasi Güneş
Sana azabı acele ettiriyorlar. Şüphesiz cehennem, gerçekleri örtenleri kuşatandır.
29:55. Ayet
Mustafa Çavdar
Azap onları tepeden tırnağa saracağı o gün Allah onlara: – İşlediğiniz günahların cezasını tadın bakalım, diyecek. 23/107- 108, 35/37, 40/47...50,
Şinasi Güneş
Ayaklarının altından ve üstlerinden [her taraflarından] azabın onları sardığı gün: ''Yapmış olduğunuz şeyleri tadın!'' der.
29:56. Ayet
Mustafa Çavdar
– Ey inanan ve güvenen kullarım! Benim yeryüzüm çok geniştir. O halde bana, yalnız bana kulluk edin.
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenen kullarım! Şüphesiz yeryüzüm geniştir. Yalnız bana kulluk edin [1].
29:57. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira her can ölümü tadacaktır. Sonunda da hesap vermek üzere
Şinasi Güneş
Her can ölümü tadıcıdır [19. Sonra bize döndürülürsünüz [1].
29:58. Ayet
Mustafa Çavdar
İnanıp imanına yaraşır güzel işler yapanlar var ya biz onları içinde kalacakları ve tabanından ırmakların çağladığı cennetlerdeki köşklere yerleştireceğiz. Ne güzeldir çalışıp çabalayanların ödülü! 4/173, 14/23, 18/30-31
Şinasi Güneş
İnanıp güvenenler ve düzeltici işler yapanları, kesinlikle orada kalıcılar olmak üzere, altlarından nehirler akan cennetten odalara yerleştiririz. Çalışanların karşılığı ne güzeldir [3:136, 39:74].
29:59. Ayet
Mustafa Çavdar
Ki onlar sıkıntılara sabrettiler ve sadece Rablerine dayanıp güvendiler. 2/155, 3/171...174-160
Şinasi Güneş
Onlar, dirençli olanlar ve Rablerine güvenip dayananlardır.
29:60. Ayet
Mustafa Çavdar
Nice canlılar vardır ki, rızkını sırtında taşıyamaz, onların da sizin de rızkınızı verecek olan Allah’tır. Zira O’dur yarattıklarının isteklerini duyan ve onların her halini bilen.
Şinasi Güneş
Rızkını taşıyamayan küçük büyük nice hareket eden canlı vardır ki, onları da, sizi de Allah rızıklandırıyor. O, işitip bilendir.
29:61. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer onlara: – Gökleri ve yeri yaratan güneşi ve ayı sizin istifadenize sunan kimdir? Diye soracak olsan, kesinlikle: – Allah’tır derler. De ki: – O halde nasıl böyle aldatılıyorsunuz? 10/31, 23/78...90
Şinasi Güneş
Eğer onlara: ''Gökleri ve yeryüzünü kim oluşturdu, güneşi ve ayı kim buyruğu altına aldı?'' diye sorsan, kesinlikle ''Allah'' derler. Öyleyse, nasıl hakikatin yerine zanla ters yüz ediliyorlar.
29:62. Ayet
Mustafa Çavdar
Şu bir gerçek ki Allah rızkı, kullarından hak edene ve ona gerekli çabayı harcayana ölçü ile verir. Zira Allah kullarının her şeyini bilir.
Şinasi Güneş
Allah, kullarından gerekli gördüğü kimse için rızkı yayar ve onu ölçümlendirir. Şüphesiz Allah, her şeyi bilendir.
29:63. Ayet
Mustafa Çavdar
Yine onlara: – Gökten suyu indiren, onunla ölü toprağa hayat veren kimdir? Diye soracak olsan, onlar kesinlikle; “Allah’tır” derler. De ki: – Elhamdülillah. Ne ki onların çoğu yine de akıllarını kullanmıyorlar.
Şinasi Güneş
Eğer onlara: ''Gökten su indirip, onunla ölümünün ardından yeryüzüne hayat veren kimdir?'' diye sorsan, kesinlikle ''Allah'' derler. De ki! ''Her işini kusursuz yapmak Allah'a aittir.'' Bilakis, onların çoğu akıllarını kullanmıyorlar.
29:64. Ayet
Mustafa Çavdar
Zaten şu dünya hayatı, bir oyun ve oyalanmadan başka bir şey değildir. Asıl hayat ise ahiret yurdudur. Zamanında keşke bunu bilmiş olsalardı...
Şinasi Güneş
Bu dünya hayatı, bir oyun ve oyalanmanın dışında bir şey değildir. Şüphesiz ahiret yurdu, odur gerçek hayat. Bilincinde olsalardı.
29:65. Ayet
Mustafa Çavdar
Fakat gemiye binip boğulacaklarını zannettikleri zaman, dini inançlarını her türlü şirkten arındırarak bütün içtenlikleriyle yalnız Allah’a yalvarırlar. Ama Allah onları kurtarıp, karaya sağ salim çıkardığı zaman da başlarlar yeniden ortak koşmaya.
Şinasi Güneş
29:65-66: Gemiye bindiklerinde, dini O'na halis kılanlar olarak dua ederler. Onları karaya kurtardığımızda ise, onlara verdiğimiz şeylere nankörlük etmek ve onlarla yararlanmak için ortak koşarlar [1]. İleride bilecekler.
29:66. Ayet
Şinasi Güneş
29:65-66: Gemiye bindiklerinde, dini O'na halis kılanlar olarak dua ederler. Onları karaya kurtardığımızda ise, onlara verdiğimiz şeylere nankörlük etmek ve onlarla yararlanmak için ortak koşarlar. İleride bilecekler.
29:67. Ayet
Şinasi Güneş
Etraflarından insanların alıp götürüldüğü yeri güvenli ve dokunulmaz kıldığımıza dikkat etmediler mi [1]? Boş iddialara inanıp güveniyorlar da, Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?
29:68. Ayet
Şinasi Güneş
Allah'a yalan uyduran veya kendisine geldiğinde gerçek hakkında yalana sarılan kimseden daha yanlış yapan kimdir? Gerçekleri örtenler için cehennemde kalacak yer mi yok [39:32-60]?
29:69. Ayet
Şinasi Güneş
Bizim yolumuzda elinden geleni yapanlara kesinlikle yollarımızı gösteririz. Şüphesiz Allah, iyileştirenlerle beraberdir.