⚖️ Hadîd Suresi — Karşılaştırma

Mustafa Çavdar Şinasi Güneş
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114
57:1. Ayet
Mustafa Çavdar
Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ın koyduğu yaratılış kanununa boyun eğer. Zira üstün kudret sahibi olan ve her hükmü doğru olan O’dur.
Şinasi Güneş
Göklerde ve yeryüzündekiler Allah için tesbih etti [yaratılış amacına göre hareket etti, görevlerini yaptı]. O, adaleti sağlayan en doğru hükümleri vermede üstün olandır.
57:2. Ayet
Mustafa Çavdar
Çünkü göklerin ve yerin mutlak hükümranlığı Allah’ındır. Hayat veren de öldüren de O’dur. Zira O, her şeye gücü yeten/her şey için bir ölçü koyandır.
Şinasi Güneş
Göklerin ve yeryüzünün mülkü O'nundur. Hayat verir ve öldürür [9:116]. O, her şeye bir ölçü koyandır [22:6].
57:3. Ayet
Mustafa Çavdar
O, evveldir/öncesiz ilktir, ahirdir/sonrasız sondur, O zahirdir/bütün varlığını hem görülebilen sebebi, batındır/hem de görülmeyen hakikatidir. Bundan dolayı O her şeyi bilendir. 2/255, 59/22...24
Şinasi Güneş
Evveldir [hiçbir şey yokken O vardı], ahirdir [O'ndan sonra kalacak bir şey yoktur][1], zahirdir [2], batındır [3]. O, her şey hakkında bilgi sahibidir.
57:4. Ayet
Mustafa Çavdar
O, gökleri ve yeri altı evrede yaratmış sonra da her şeyin yasasını koyarak onlar üzerinde egemenlik kurmuştur. O, toprağa giren ve oradan çıkan, gökten inen ve göğe yükselen ne varsa hepsini bilir. Nerede olursanız olun O, sizinle beraberdir. Allah, yapıp ettiğiniz her şeyi görür.
Şinasi Güneş
O, gökleri ve yeryüzünü altı aşamada oluşturan [1], sonra en büyük egemenlik makamını evreni düzenleyendir [2]. Yere gireni ve ondan çıkanı, gökten ineni ve oraya yükseleni bilir. Nerede olsanız, O sizinle beraberdir [10:61, 58:7]. Allah, yaptığınız şeyleri hakkıyla görendir.
57:5. Ayet
Mustafa Çavdar
Göklerin ve yerin mutlak hükümranlığı O’na aittir. Sonunda bütün işler Allah’a döner.
Şinasi Güneş
Göklerin ve yeryüzünün mülkü O'nundur. İşler Allah'a döndürülür.
57:6. Ayet
Mustafa Çavdar
O geceyi kısaltarak gündüze katar, gündüzü de kısaltarak geceye katar. O, göğüslerde saklanan bütün sırları bilendir. 3/27-29,
Şinasi Güneş
Geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. O, göğüslerin sahip olduklarını bilir.
57:7. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçisine yürekten inanıp güvenin, Allah’ın size emanet olarak verip üzerine yetkili kıldığı mallardan O’nun yolunda harcayın. Sizden iman edip malından Allah yolunda harcayanlara büyük bir mükâfat vardır.
Şinasi Güneş
Allah'a ve elçisine inanıp güvenin. Sizi sonradan sahip kıldığı şeylerden infak edin. Sizden inanıp güvenenler ve infak edenlere büyük bir karşılık vardır.
57:8. Ayet
Mustafa Çavdar
Hem ne oluyor da elçi sizi Rabbinize inanıp güvenmeniz için çağırıp durduğu halde Allah’a inanıp güvenmiyorsunuz? Oysa Rabbiniz daha önce sizden misak/kesin söz almıştı, artık sözünüzde durun ve mümin olun. 3/132, 7/172-173,
Şinasi Güneş
Eğer inanıp güvenmişseniz, elçi sizi Rabbinize inanıp güvenmeye davet ederken ve bağlayıcı sözünüzü de kesin olarak almışken, size ne oluyor da Allah'a inanıp güvenmiyorsunuz [1]?
57:9. Ayet
Mustafa Çavdar
Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kuluna apaçık ayetler indiren O’dur. Şüphesiz Allah, size karşı çok şefkatli ve çok merhametlidir.
Şinasi Güneş
O, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için [1], kuluna apaçık kanıtlı ayetleri indirendir. Allah, size karşı kesinlikle şefkatlidir, merhametlidir.
57:10. Ayet
Mustafa Çavdar
Göklerin ve yerin gerçek mirası Allah’ın olduğu halde malınızdan niye Allah yolunda harcamıyorsunuz? Sizden Mekke’nin fethinden önce harcayıp savaşanlar diğerleriyle eşit değildir. Bunlar fetihten sonra harcama yapıp savaşanlardan daha üstün derecelere sahiptir. Gerçi Allah hepsine (cennet) vaat etmiştir. Bilin ki Allah, yapıp ettiklerinizden haberdardır. 9/74...81,
Şinasi Güneş
Göklerin ve yeryüzünün mirası Allah'ın iken, size ne oluyor da Allah yolunda infak etmiyorsunuz? Sizden, fetihten önce infak eden ve çarpışan aynı seviyede değildir [4:95-96]. Onlar, fethin ardından infak eden ve çarpışanlardan daha muazzam bir derecededirler. Allah, hepsine en iyisini vaat etmiştir. Allah, yaptıklarınız hakkında haberdar olandır.
57:11. Ayet
Mustafa Çavdar
Kim Allah yolunda harcayarak Allah’a güzel bir borç verirse, Allah ona, verdiğini kat be kat geri öder. Nitekim böyleleri için büyük bir ödül vardır.
Şinasi Güneş
Ona kat kat fazlasıyla arttıracağı iyi bir ödünç olarak Allah'a ödünç veren kimdir [1]? Ona saygın bir karşılık vardır.
57:12. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte O gün, mümin erkekleri ve mümin kadınları önlerinde ve sağ yanlarında kazandıkları nurlarıyla aydınlanmış olarak hızla ilerlerken görürsün. – Müjdeler olsun size! Şimdi girin tabanından ırmakların çağladığı ve içinde kalacağınız cennetlere, işte budur muhteşem zafer! Denilecek. 80/38-39
Şinasi Güneş
O gün, inanıp güvenen erkekleri ve inanıp güvenen kadınları [1], nurları önlerinde ve sağlarında koşarlarken görürsün. Bugün müjdeniz, orada kalıcılar olmak üzere, altından nehirler akan bahçelerdir [66:8]. İşte bu, hak edilen muazzam kazancın ta kendisidir.
57:13. Ayet
Mustafa Çavdar
O gün, inanmadığı halde inanmış gibi görünen ikiyüzlü münafık erkeklerle münafık ikiyüzlü kadınlar iman edenlere diyecekler ki; “Biraz bekleyin de sizin ışığınızdan faydalanalım.” Onlara denilecek ki; “Haydi arkanıza dönün de ışığınızı orada arayın!” Ve o anda onların arasına kapısı bulunan bir sur çekilecek. Bu surun müminlere bakan kısmı rahmet, ikiyüzlü münafıklara bakan dış cephesinde ise azap vardır. 2/166-167
Şinasi Güneş
O gün, münafık erkekler ve münafık kadınlar, inanıp güvenenlere: ''Bizi gözetin de, nurunuzdan alıntılayalım.'' derler. ''Ötenize dönün de bir nur arayın.'' denir. Aralarına, kapısı olan bir duvar çekilir. Onun iç tarafında rahmet, dış yönünden ise azap vardır.
57:14. Ayet
Mustafa Çavdar
İkiyüzlü münafıklar, müminlere: – Biz sizinle beraber değil miydik? Diye seslenecekler. Müminler: – Evet, görünüşte öyleydi, ama siz ikiyüzlülük ederek kendinizi mahvettiniz. Bizim başımıza hep bir felaketin gelmesini beklediniz. Allah’ın ayetleri hakkında hep derin şüpheler içindeydiniz. Allah’ın emri ölüm gelinceye kadar boş kuruntular sizi oyaladı, böylece o aldatıcılar sizi Allah hakkında hep aldattılar, diyecekler. 4/119, 45/6...8
Şinasi Güneş
Onlara: ''Sizinle birlikte değil miydik?'' diye seslenirler. ''Elbette. Fakat siz kendinizi ateşe attınız, sıkıntıya soktunuz. Beklediniz, kuşkuyla yaşadınız ve Allah'ın emri gelene kadar kuruntular sizi aldattı. Ve aldatıcı da sizi Allah ile aldattı.'' dediler [1].
57:15. Ayet
Mustafa Çavdar
Artık bugün sizden de açıkça inanmadığını ilan eden kâfirlerden de hiç bir şekilde kurtuluş fidyesi kabul edilmeyecek. Sizin yeriniz artık,
Şinasi Güneş
Bugün sizden ve gerçekleri örtenlerden bir fidye de alınmaz. Barınağınız ateştir. Size layık olan odur. Ne sıkıntılı bir varış yeridir.
57:16. Ayet
Mustafa Çavdar
İman edenlerin Allah’ı saygıyla anıp O’nun katından gelen Kuran ayetleri karşısında titreyerek kalplerinin yumuşama zamanı hala gelmedi mi? Onlar vaktiyle kendilerine kitap verilen fakat vahiyden yüz çevirerek geçirdikleri uzun zaman içerisinde kalpleri katılaşan kimseler gibi olmasınlar. İşte bundan dolayı onların çoğu yoldan çıkmış fasıklardı.
Şinasi Güneş
Haktan gelen, Allah'ın, aklımızdan çıkarmayıp yeri geldiğinde yerine getirmemiz gereken mesajları için, inanıp güvenenlerin kalplerinin, derinden saygı duyma anı gelmedi mi [13:28]? Üzerlerinden uzun bir süre geçip de, kalpleri katılaşan [39:22], önceden kitap verilenler gibi olmasınlar [1]. Onların çoğu yoldan çıkmışlardı.
57:17. Ayet
Mustafa Çavdar
İyi bilin ki Allah, yeryüzünü ölümden sonra canlandırır. Aklınızı kullanasınız diye kudret ayetlerimizi size işte böyle açıklıyoruz.
Şinasi Güneş
Bilin ki, ölümünün ardından yeryüzüne hayat veren Allah'tır. Aklınızı kullanın diye ayetleri size açıkça ortaya koyduk.
57:18. Ayet
Mustafa Çavdar
Mallarını Allah yolunda karşılıksız veren erkekler ve kadınlar ve Allah’a güzel bir ödünç verenlere mükâfatları kat be kat artırılır. Onları muhteşem bir ödül beklemektedir. 2/274, 76/7...22
Şinasi Güneş
Doğrulayan erkekler ve doğrulayan kadınlar [1] ve iyi bir ödünç olarak Allah'a ödünç verenlere [2] kat kat arttırılır. Onlara saygın bir karşılık vardır.
57:19. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçilerine yürekten inananlar var ya, işte onlar Allah katında özü sözü doğru olanlar ve şahit olan kimselerdir. Onların hem ödülleri vardır hem de aydınlatan nurları. Ama gerçekleri örtbas edip ayetlerimize inanmayan kâfirler ise işte onlar cehennemliklerin ta kendilerdir.
Şinasi Güneş
Allah'a ve elçilerine inanıp güvenenler, Rablerinin katında doğrulayanlar [49:15] ve şahitler işte onlardır. Onların, karşılıkları ve nurları vardır. Gerçekleri örtenler ve ayetlerimiz hakkında yalana sarılanlar, işte onlar da, kat kat ateşin arkadaşlarıdır.
57:20. Ayet
Mustafa Çavdar
Bilin ki; dünya hayatı, oyundan, eğlenceden, süs ve gösterişten, birbirinize karşı övünmeden, daha çok mal mülk ve evlat sahibi olma arzusu ve hırsından ibarettir. Bu dünya hayatı bir yağmur gibidir ki bitirdiği bitkiler çiftçilerin pek hoşuna gider. Derken bir de bakarsın ki sararıp solmuş kuru ot ve saman haline gelmiş. Ahirette ise ya şiddetli bir azap veya Allah’tan bir bağışlanma ve hoşnutluk vardır. Evet, bu dünya hayatı, aldatıcı ve geçici bir hazdan başka bir şey değildir.
Şinasi Güneş
Bilin ki, dünya hayatı, bir oyun, bir oyalanma, bir çekicilik, aranızda övünme ve mallarla ve evlatlarla çoğaltma yarışıdır. Yağmurun örneği gibi, bitkisi çiftçileri hayran bırakır da, sonra solar ve onu sararmış görürsün. Sonra da bir çöp olur [1]. Ahirette de, şiddetli bir azap ve Allah'tan bağışlama ve rızası vardır. Dünya hayatı, aldatıcı bir yararlanmanın dışında bir şey değildir [2].
57:21. Ayet
Mustafa Çavdar
O halde siz siz olun Rabbinizin bağışlamasına erebilmek, Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçilerine yürekten inananlar için hazırlanmış genişliği yerle göğün genişliği kadar olan cennetlere girebilmek için yarışın! İşte bu, Allah’ın hak edene vereceği bir lütfudur. Zira Allah, büyük lütuf ve ikram sahibidir. 3/133...136
Şinasi Güneş
Rabbinizden bağışlanmaya ve genişliği gök ve yeryüzünün alanı gibi olan, Allah'a ve elçilerine inanıp güvenenler için hazırlanmış cennete yarışın [3:133]. İşte bu, Allah'ın armağanıdır, onu gereğini yapana verir. Allah, muazzam bir armağan sahibidir.
57:22. Ayet
Mustafa Çavdar
Yeryüzünde veya kendi bünyenizde meydana gelen hiçbir musibet yoktur ki; biz onu yaratmadan önce onu bir yasaya bağlamış olmayalım. Hiç şüphe yok ki bu Allah için çok kolaydır.
Şinasi Güneş
Yeryüzünde ve kendinizde isabet edenden bir musibet yoktur ki, biz onu yaratmamızın öncesinde bir yasada olmasın. Bu, Allah'a kolaydır [1].
57:23. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bu yasa, kaybettiğiniz şeylere üzülmeyesiniz, O’nun size verdiği nimetlerden dolayı da şımarmayasınız diyedir. Zira Allah, kendini beğenmiş hiç bir şımarığı sevmez.
Şinasi Güneş
Bu, elinizden gidenlere üzülmeyin ve size verilenlere şımarmayın diyedir. Allah, kendini beğenip övünen hiç kimseyi sevmez [4:36, 31:18][1].
57:24. Ayet
Mustafa Çavdar
Çünkü onlar kendileri cimrilik ettiği gibi başkalarına da cimriliği emrederler. Kim Allah yolunda harcamadan kaçınırsa bilsin ki Allah, kimseye ihtiyacı olmayan ve tüm övgülere layık olandır.
Şinasi Güneş
Onlar, cimrilik edenler ve insanlara cimriliği emredenlerdir [1]. Kim yüz çevirirse, Allah, kendine yeten ve her işinde kusursuz olan O'dur.
57:25. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki biz elçilerimizi, hakikatin apaçık belgeleriyle gönderdik. Onlarla beraber kitaplar indirdik ve o kitapla insanlar arasında adaleti ve hukukun üstünlüğünü tesis edecek değer ölçüleri koyduk, ayrıca biz, insanlar için faydalı ve çok güçlü bir madde olan demiri indirdik ki bu sayede Allah kendisinin ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçilerinin davasına içten yardım edenleri ortaya çıkarsın. Hiç şüphe yok ki Allah çok güçlüdür üstün ve yüce olandır. 2/313, 4/163...165,
Şinasi Güneş
Şüphesiz, elçilerimizi apaçık kanıtlarla gönderdik. İnsanların hakkaniyeti ayakta tutmaları ve, görünmeyen, bilinmeyen, sezilmeyen yerlerde O'na ve elçilerine yardım edenleri [1] bilmesi için, onlarla birlikte kitabı ve mizanı [dengeyi sağlayan ölçüyü 42:17, 55:7-8] indirdik. Onda insanlar için menfaatler ve şiddetli bir güç olan demiri de indirdik [2]. Allah, kuvvetlidir, üstündür.
57:26. Ayet
Mustafa Çavdar
Bu çerçevede biz Nuh’u ve İbrahim’i de elçi olarak göndermiş, her ikisinin soyundan da birçok kişiye nebilik ve kitap vermiştik. Onların halklarından bir kısmı doğru yolu buldu ama çoğu ise yoldan çıkarak fasık oldu.
Şinasi Güneş
Şüphesiz, Nuh'u ve İbrahim'i gönderdik ve ikisinin soylarına nebilik ve kitap [1] kıldık [29:27]. Onlardan, doğru yolu gören olmakla birlikte, çoğunluğu yoldan çıkmışlardı.
57:27. Ayet
Mustafa Çavdar
Sonra onların peşinden elçilerimizi peş peşe gönderdik. Onların ardından Meryem oğlu İsa’yı gönderdik ve ona İncil’i verdik, ona tabi olanların kalplerine şefkat ve merhamet yerleştirdik ama ruhbanlığı biz emretmediğimiz halde Allah’ın rızasını kazanmak için onu kendileri uydurdular. Fakat bunun da icaplarını yerine getirmediler. Biz onlardan iman edenlere mükâfatlarını verdik ama onların çoğu yoldan çıkıp fasık oldu.
Şinasi Güneş
Sonra, bunların izi üzerinde, ardı ardına elçilerimizi gönderdik. Ardından Meryem oğlu İsa'yı gönderdik ve ona İncil'i verdik [5:46]. Sonra, ona uyanların kalplerine şefkat ve merhamet kıldık. Sırf Allah'ın rızasını aramak adına, bizim onu kendilerine yazmadığımız ruhbanlığı [1] türettiler. Fakat, ona da riayet etmeleri gerektiği gibi riayet etmediler. Onlardan inanıp güvenenlere karşılıklarını verdik. Onlardan çoğu yoldan çıkmışlardı [5:47].
57:28. Ayet
Mustafa Çavdar
Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçisine inanıp güvenin ki O da size rahmet hazinesinden iki kat mükâfat versin. Ayrıca size aydınlığında yürüyeceğiniz bir nur lütfetsin ve böylece sizi bağışlasın. Zira Allah eşsiz bir bağışlayıcı sonsuz rahmet sahibidir. 3/31-32, 4/80, 57/12-13
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Allah'ın sınırlarına uyup korunun ve elçisine inanıp güvenin ki, size rahmetinden iki pay versin. Size, onunla yürüdüğünüz bir nur kılsın ve sizi bağışlasın. Allah, bağışlayandır, merhamet edendir.
57:29. Ayet
Mustafa Çavdar
Böylece önceki vahyin mensupları Allah’ın lütfundan hiçbir şeye engel olamayacaklarını ve lütuf ve ikramın tamamen Allah’ın elinde olduğunu ve onu hak edene vereceğini anlasınlar. Çünkü Allah büyük lütuf ve ikram sahibidir.
Şinasi Güneş
Kitap Ehli, Allah'ın armağanından hiçbir takdirde bulunamayacaklarını, armağanın Allah'ın elinde olduğunu ve onu gerekli gördüğüne verdiğini bilmezlik etmesin. Allah, muazzam bir armağan sahibidir.
← 56. Vâkıa 58. Mücâdele →