⚖️ Mümtehine Suresi — Karşılaştırma

Mustafa Çavdar Şinasi Güneş
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114
60:1. Ayet
Mustafa Çavdar
Ey İman edenler, benim de düşmanım sizin de düşmanınız olan kimseleri evliya edinip onlarla işbirliği yapmayın. Ama gel gör ki akrabalık bağı nedeniyle özel bilgileri onlara ulaştırıyorsunuz, hâlbuki onlar size gelen Kuran’a inanmamakta direnmektedirler. Üstelik sırf Rabbiniz Allah’a iman ettiniz diye, elçiyi ve sizi yurdunuzdan sürüp çıkarmışlardı. Mademki siz benim yolumda benim rızamı kazanmak için hicret ettiniz, o halde nasıl olur da akrabalık bağı nedeniyle sırlarınızı onlara iletiyorsunuz? Oysa ben sizin gizli ve açık her şeyinizi bilirim. Artık kim bundan sonra bunu yaparsa iyi bilsin ki dosdoğru yoldan sapmış olur.
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Benim ve sizin düşmanlarınızı yakınlar, yol göstericiler, müttefikler edinmeyin [1]. Onlar, size Hak'tan geleni örttükleri ve Rabbiniz olan Allah'a inanıp güvenmenizden dolayı sizi ve elçiyi çıkardıkları halde, onlara içten sevgiyle karşılık veriyorsunuz [9:23, 58:22]. Eğer, rızamı kazanmak adına yolumda elinizden geleni yapmak için çıktıysanız, onlara karşı içten sevgi beslemeyin. Ben, gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da daha iyi bilirim. Sizden onu kim yaparsa, kesinlikle düz yolu şaşırmış olur.
60:2. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer onlar, size karşı bir zafer kazanacak olsalar elleriyle ve dilleriyle size her türlü kötülüğü yapmaktan geri kalmazlar üstelik tekrar küfre dönmeniz için her şeyi yaparlardı.
Şinasi Güneş
Onlar, fırsatını bulsalar size düşmanlar olurlar ve ellerini ve dillerini size kötülükle uzatırlar. Ve gerçekleri örtmenizi arzu ederler [4:89].
60:3. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira kıyamet günü, ne akrabalarınız ne de çocuklarınız size hiç bir fayda sağlamayacaktır. Ve Allah yaptıklarınıza göre aranızda hüküm verecektir. Çünkü Allah bütün yapıp ettiklerinizi görmektedir.
Şinasi Güneş
Evlatlarınız ve kan bağı olanlarınız, kıyamet günü size asla menfaat sağlamaz [1]. Allah aranızı ayırır. Allah, yaptığınız şeyleri hakkıyla görendir.
60:4. Ayet
Mustafa Çavdar
Doğrusu bu konuda İbrahim ve onunla beraber olanlarda sizin için güzel bir örneklik vardır. İbrahim’in babasına “Senin için Allah’tan bağışlanma dileyeceğim bununla birlikte, Allah’tan sana gelecek cezayı engelleyemem’’ demesi dışında, hani onlar toplumlarına şöyle demişlerdi: “Bizim sizinle ve Allah ile aranıza koyup kulluk ettiklerinizle hiçbir ilgimiz yoktur, biz sizi reddediyoruz siz sadece tek Allah’a inanıp mümin oluncaya kadar aramızdaki kin, nefret ve düşmanlık devam edecektir. Rabbimiz biz yalnız sana güveniyor ve yalnız sana yöneliyoruz, zira sonunda dönüş sanadır.
Şinasi Güneş
Şüphesiz, İbrahim ve onun yanındakilerde, -İbrahim'in, babası için [9:113-114]: ''Sana Allah'tan gelebilecek hiçbir şeye [engel olma gücüne] sahip değilim. Fakat, kesinlikle senin için bağışlanma dileyeceğim [19:47, 26:86].''- sözü dışında, size iyi bir örneklik vardır. Hani, halklarına: ''Biz sizden ve Allah'ın yanı sıra kulluk ettiğiniz şeylerden uzağız. Biz sizi görmezden geliyoruz [2:256]. Ve, siz O'nun birliğini kabul ederek Allah'a inanıp güvenene kadar, ebediyen aramızda nefret ve düşmanlık başlamıştır [26:77]. Rabbimiz, sana güvenip dayandık ve daima sana yöneliyoruz, varış yeri de sanadır.'' demişlerdi.
60:5. Ayet
Mustafa Çavdar
Rabbimiz bizi kâfirlerin elinde oyuncak etme, bizi bağışla Rabbimiz! Çünkü sensin mutlak üstün olan ve her şeye hâkim olan!” 2/286, 10/88-89,
Şinasi Güneş
''Rabbimiz, gerçekleri örtenlerin bizi ateşe atmasını [sıkıntıya sokmasını], bize sınav aracı kılma [10:85]. Bizi bağışla Rabbimiz. Sen, adaleti sağlayan en doğru hükümleri vermede üstün olanın ta kendisisin.''
60:6. Ayet
Mustafa Çavdar
Evet İbrahim ve onun izinden gidenlerde sizin için, yani Allah’ı ve ahiret gününü gözetenler için güzel bir örneklik vardır. Allah, hiç kimsenin desteğine muhtaç olmayan ve tüm övgülere layık olandır.
Şinasi Güneş
Şüphesiz onlarda size, Allah'ı ve ahiret gününü bekleyen kimseler için iyi bir örneklik vardır. Kim yüz çevirirse, Allah, kendisine yetip her işinde kusursuz olan O'dur.
60:7. Ayet
Mustafa Çavdar
Gün gelir Allah, düşman olduğunuz kimselerle sizin aranızda bir sevgi meydana getirir. Çünkü Allah her şeye bir ölçü koyandır ve Allah eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz bir rahmet kaynağıdır.
Şinasi Güneş
Allah'ın, onlardan düşmanlık beslediğiniz kimselerle aranızda içten bir sevgi kılması da olasıdır [1]. Allah, ölçü koyandır. Allah, bağışlayandır, merhamet edendir.
60:8. Ayet
Mustafa Çavdar
Ancak Allah, sizinle din uğrunda savaşmamış, sizi yurdunuzdan çıkarmamış kimselerle iyi ilişkiler kurmanızı ve onlara iyi davranmanızı yasaklamaz. Çünkü Allah, iyi davrananları sever.
Şinasi Güneş
Allah, din hakkında sizinle çarpışmayan ve sizi yurdunuzdan çıkarmayan kimselere karşı erdemli olmaktan ve onlara hakkaniyetli davranmaktan engellemez. Allah, hakkaniyetli davrananları sever.
60:9. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah sadece, din uğrunda size savaş açmış, sizi yurdunuzdan çıkarmış ve çıkarılmanız için destekçi olanları dost edinmenizi yasaklamıştır. Kim onları dost edinir ve onlarla birlik olursa işte onlar yanlışta ısrar eden zalimlerin ta kendileridir. 2/246...251,
Şinasi Güneş
Allah ancak, din hakkında sizinle çarpışan ve sizi yurdunuzdan çıkaran ve bunlara arka çıkanlara karşı yakınlık, müttefiklik yapmanızı engeller. Ve kim onlarla yakınlık, müttefiklik yaparsa, işte onlar, yanlış yapanların ta kendileridir [1].
60:10. Ayet
Mustafa Çavdar
Ey iman edenler! Hicret edip size gelen mümin kadınları bir sınavdan geçirin. Gerçi onların iman edip etmediklerini en iyi Allah bilir. Eğer onların gerçekten iman sahibi olduğuna kanaat getirirseniz onları kâfirlere geri göndermeyin. Artık bu kadınlar kâfir kocalarına helal olmayacağı gibi, o kâfirler de bunlara helal değildir. Kâfir kocalarının bunlara verdiği mehri kendilerine iade edin. Mehirlerini verdiğiniz sürece bu kadınlarla evlenmenizde bir sakınca yoktur. Kâfir kadınlarla da evliliğinizi sürdürmeyin. Onlara verdiğiniz mehri evlendikleri kâfir kocalarından isteyin. Size gelen mümin kadınların kocaları da verdikleri mehri sizden isteyebilirler. İşte Allah’ın hükmü budur. O aranızda böyle hükmediyor. Zira Allah her hükmü doğru olandır.
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Hicret eden inanıp güvenen kadınlar size geldiğinde, onları imtihan edin. Allah, onların inanıp güvenmelerini daha iyi biliyor. İnanıp güvenen kadınlar olduklarını bilirseniz, onları, gerçekleri örtenlere geri göndermeyin. Onlar, onlara [kafir olan eski eşlerine] helal değildir, onlar da onlara helal değildir [1]. İnfak ettikleri şeyleri onlara [eski eşlerine] verin [2:229]. Karşılıklarını [mehirlerini] verdiğinizde, onları nikahlamanızda size bir günah yoktur. Gerçekleri örten [onlara katılmak isteyen] kadınları da [nikah] korumasıyla tutmayın. Onlara infak ettiğiniz şeyleri isteyin [2:229], onlar da infak ettikleri şeyleri istesinler. Allah'ın aranızda hükmettiği, adaleti sağlayan en doğru hüküm budur. Allah, bilgedir, adaleti sağlayan en doğru hükümleri verendir.
60:11. Ayet
Mustafa Çavdar
Şayet dinden dönüp kâfirlere kaçan hanımlarınızda hakkınız kalırsa ve siz de o kâfirlerle savaşıp ganimet elde ederseniz bu ganimetten vaktiyle hanımları kâfirlere kaçan müminlere, ödedikleri mehirlerine eşit bir pay verin. İnanıp güvendiğiniz Allah’a karşı gelmekten sakının! 14/2-3,
Şinasi Güneş
Eşlerinizden dolayı bir şey elinizden gerçekleri örtenlere gider de misillemede bulunursanız, eşleri gidenlerin harcadıkları şeylerin benzeri kadar onlara verin [1]. Siz, inanıp güvendiğiniz Allah'ın koyduğu sınırlara uyup korunun.
60:12. Ayet
Şinasi Güneş
Ey Nebi! İnanıp güvenen kadınlar; hiçbir şeyi Allah'a ortak koşmamaları, hırsızlık etmemeleri, zina yapmamaları, evlatlarını etkisiz hale getirmemeleri, elleri ve ayakları arasındakiler [karınlarındaki ve doğurdukları] hakkında büyük bir iftira uydurmaya yanaşmamaları, herkesçe kabul edilen ortak iyiler hakkında sana isyan etmemeleri şartıyla, sana biat etmeye geldiklerinde, biatlerini kabul et ve onlar için Allah'a bağışlama dile [1]. Allah, bağışlayandır, merhamet edendir.
60:13. Ayet
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Allah'ın hoşnutsuzluğuna uğrayan bir halkı, yakın, müttefik yapmayın. Onlar, gerçekleri örtenlerin kabirler ashabından umutlarını kestikleri gibi, ahiretten umutlarını kesmişlerdir.
← 59. Haşr 61. Saf →