Mealler › Karşılaştırma › Lokmân
⚖️ Lokmân Suresi — Karşılaştırma
Mustafa Çavdar
Şinasi Güneş
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
31:1. Ayet
Mustafa Çavdar
Elif, Lam, Mim.
Şinasi Güneş
Güçlü yönlendirici kimdir?
31:2. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bunlar mutlak doğru bilgiler ve öğütler içeren kitabın/Kuran’ın ayetleridir.
Şinasi Güneş
İşte bu, adaleti sağlayan en doğru hükümleri veren kitabın ayetleridir.
31:3. Ayet
Mustafa Çavdar
Kulluk görevini en iyi şekilde yerine getirmek isteyenler için doğru yol kılavuzu ve bir rahmettir.
Şinasi Güneş
İyileştirenler için bir yol gösterici ve bir rahmettir [1].
31:4. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar ki, namazı kılarlar, zekâtı verirler ve bunlardır ahirete şeksiz şüphesiz inananlar.
Şinasi Güneş
Onlar ki, salatı ikame ederler ve arınmanın bedelini yerine getirirler [1]. Ve onlar, ahirete de kesin olarak inanırlar [2:3-4, 27:3].
31:5. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bunlar, Rablerinin gösterdiği doğru yol üzerindedirler, işte bunlardır kurtuluşa erecek olanlar.
Şinasi Güneş
Onlar, Rablerinin gösterdiği yol üzerindedirler ve başarıya ulaşanlar da onlardır [2:5].
31:6. Ayet
Mustafa Çavdar
Ama insanlardan öyleleri de var ki, bilgisizce başkalarını Allah yolundan saptırmak ve ayetleri geçersiz kılmak için bir takım boş hadisleri öne sürerler. İşte böylelerine perişan ve zelil edici bir azap vardır.
Şinasi Güneş
İnsanlardan bazı kimseler, bir bilgiye dayanmadan, Allah'ın yolundan saptırmak ve onu alay konusu edinmek için boş hadis [1] satın alırlar. Onlara küçük düşürücü bir azap vardır.
31:7. Ayet
Mustafa Çavdar
Böyle birine ayetlerimiz okunduğu zaman, sanki kulaklarında kurşun varmış da hiç işitmemiş gibi yüz çevirir. İşte böylesini can yakıcı bir azapla uyar. 45/6...10
Şinasi Güneş
Ayetlerimiz ona okunup aydınlatıldığında, sanki kulaklarında ağırlık varmış, sanki onu hiç duymamış gibi büyüklenerek uzaklaşır [yüz çevirir, dikkate almaz]. Onu can yakıcı bir azapla müjdele [45:8][1].
31:8. Ayet
Mustafa Çavdar
İman edip de imanına yaraşır güzel işler yapanlara gelince; bunlar için nimetlerle dolu cennetler vardır. 2/82, 13/29, 18/30-31
Şinasi Güneş
Şüphesiz inanıp güvenenler ve düzeltici işler yapanlara nimet bahçeleri vardır [22:56].
31:9. Ayet
Mustafa Çavdar
Üstelik bunlar orada kalacaklardır. Bu, Allah’ın hak bir vaadidir. Zira O, mutlak üstün olan ve her hükmü doğru olandır.
Şinasi Güneş
Orada kalıcıdırlar. Allah'ın vaadi gerçektir. O, adaleti sağlayan en doğru hükümleri vermede üstün olandır.
31:10. Ayet
Mustafa Çavdar
O, gökleri görebildiğiniz bir direk olmaksızın yaratan ve sarsılırsınız diye yeryüzünde kalkmaz kımıldamaz dağlar yerleştiren ve orada her türlü canlı varlığın üreyip çoğalmasını sağlayan Allah’tır. Biz gökten su indirerek onunla her türden güzel bitkilerin çift çift yeşermesini sağladık. 26/7, 30/48...50, 13/2, 16/15-16
Şinasi Güneş
Gökleri direksiz oluşturdu. Onu görüyorsunuz [13:2]. Yeryüzüne, size sofra olsun diye sabit ağırlıklar bıraktı [1]. Ve orada, küçük büyük her türlü canlıdan yaydı. Ve gökten su indirerek, orada her türlü değerli, faydalı çiftten bitirdik [26:7].
31:11. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bu, Allah’ın yaratmasıdır. Allah ile aralarına koydukları neler yaratmışlar bana gösterin! Hayır! Gösteremezler yanlışta ısrar eden zalimler apaçık bir sapkınlık içindeler. 13/16, 46/4...6
Şinasi Güneş
Bu, Allah'ın oluşturmasıdır. O'nun yanı sıra [kulluk ettikleriniz] ne oluşturdu bana gösterin? Bilakis yanlış yapanlar, açıkça bir sapıklığın içerisindedirler.
31:12. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki biz Lokman’a şu hikmeti vahyetmiştik: “Her daim Allah’a şükret! Zira kim şükrederse ancak kendi iyiliği için şükretmiş olur, kim de nankörlük ederse iyi bilsin ki Allah hiç kimsenin şükrüne muhtaç olmayan ve her türlü övgüye layık olandır.”
Şinasi Güneş
Şüphesiz, Allah'ın verdiği nimetlerin karşılığı versin diye, Lokman'a hikmet verdik. Kim karşılığını verirse kendisi için verir. Kim nankörlük ederse de, şüphesiz Allah, kendine yetendir, her işini kusursuz yapandır.
31:13. Ayet
Mustafa Çavdar
Lokman da, oğluna bu hikmetle öğüt vererek demişti ki: – Yavrucuğum, sakın Allah’a şirk koşma, şirk çok korkunç bir zulümdür.
Şinasi Güneş
Hani, Lokman oğluna öğüt verirken: "Ey oğulcuğum, Allah'a ortak koşma. Şüphesiz şirk dehşet bir yanlıştır [6:82]." demişti [1].
31:14. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz insana anne ve babasına iyi davranmasını emrettik. Zira annesi onu nice zahmetlere katlanarak karnında taşıdı ve onun sütten kesilmesi de iki yılı buldu. Bunun için bize de anana babana da şükret unutma ki sonunda dönüş banadır! 2/233, 17/23, 46/15...17
Şinasi Güneş
İnsana anne babasını vasiyet ettik [1]. Annesi onu zayıflık üstüne zayıflıkla taşıdı. Onun ayrılması iki yıl içindedir [2]. Bana ve anne babana karşılığını ver. Varış yeri banadır [3].
31:15. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer, hiç bir delile sahip olmadığın birtakım şeyleri bana ortak ederek şirk koşman konusunda seni zorlarlarsa sakın onlara itaat etme! Ama yine de şu dünya hayatında onlarla iyi geçin, Daima gönülden bana yönelenlerin yolunu tut zira sonunda dönüşünüz bana olacak ben de size yaptıklarınızı bir bir haber vereceğim.
Şinasi Güneş
Şayet, hakkında bilgin olmayan şeyi bana ortak koşmaya zorlarlarsa, onlara itaat etme [29:8]. Dünyada onlarla, herkesçe kabul edilen ortak iyiye uygun bir şekilde ilişki kur. Daima bana yönelen / bağlı kimselerin yoluna uy. Sonra dönüşünüz banadır. Yapmakta olduğunuz şeylerin haberlerini size veririm [1].
31:16. Ayet
Mustafa Çavdar
– Yavrucuğum, yaptığın bir iyilik veya kötülük bir hardal tanesi ağırlığınca bile olsa, üstelik bir kayanın içinde saklı olsa veya göklerin ve yerin derinliklerinde kaybolsa Allah onu ortaya çıkarır. Zira Allah ilmiyle her şeye nüfuz eden ve her şeyden haberdar olandır.
Şinasi Güneş
Ey oğulcuğum, şüphesiz o [şirk], hardaldan bir parça tane ağırlığınca olup, bir kayanın içinde veya göklerde veya yeryüzünde de olsa, Allah onu getirir [21:47, 99:7-8]. O, bütün ayrıntıları bilendir, haberdar olandır.
31:17. Ayet
Mustafa Çavdar
– Yavrucuğum, namazı kıl, iyiliği emret, kötülüğe engel ol, başına gelen sıkıntılara göğüs gererek sabret. Çünkü bunlar, kararlılık ve direnç isteyen işlerdir.
Şinasi Güneş
Ey oğulcuğum, salatı ikame et [1] ve herkesçe kabul edilen ortak iyileri emret, herkesçe kabul edilen ortak kötüden engelle. Aleyhine isabet eden şeylere karşı dirençli ol. İşte bunlar, azim kararlılık gerektiren işlerdir.
31:18. Ayet
Mustafa Çavdar
– İnsanlara karşı kibirlenip onlardan yüz çevirme, yeryüzünde çalım satarak yürüme! Çünkü Allah, kendini beğenmiş kibirlileri sevmez.
Şinasi Güneş
İnsanlara avurdunu şişirme [1]. Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Şüphesiz Allah, kendini beğenip övünenleri sevmez [4:36, 57:23].
31:19. Ayet
Mustafa Çavdar
– Yürüyüşünde mütevazı, davranışlarında hep ölçülü ol. Konuşurken de sesini yükseltme! Çünkü seslerin en çirkini eşeğin sesidir.
Şinasi Güneş
Yürüyüşünde orta halli ol ve sesini yükseltme. Şüphesiz seslerin en sevilmeyeni / anlaşılmayanı eşeklerin sesidir.
31:20. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah’ın göklerde ve yerdeki her şeyi sizin hizmetinize sunduğunu görmüyor musunuz? Size açık ve gizli nimetlerini bolca vermiştir. Ama insanlardan öyleleri de var ki herhangi bir bilgiye, ilahi bir kılavuza ve aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında ileri geri konuşup tartışırlar. 2-21-22, 14/32...34
Şinasi Güneş
Allah'ın, göklerde ve yeryüzündekileri sizin buyruğunuz altına verdiğine dikkat etmediniz mi? Nimetlerini, içte ve açıkta [1] üzerinize yaydı. İnsanlardan kimileri de, bir bilgiye, bir yol göstericiye ve bir aydınlatıcı kitaba dayanmadan, Allah hakkında ileri geri konuşuyor [2].
31:21. Ayet
Mustafa Çavdar
Böylelerine: – Allah’ın indirdiği kitaba/Kuran’a uyun, denilince: – Hayır, biz, atalarımızdan ne gördüysek ona uyarız, derler. Peki ya şeytan atalarını cehennem azabına çağırmışsa? 2/170-171, 5/104, 43/21...23, 43/36-37
Şinasi Güneş
Onlara: ''Allah'ın indirdiğine uyun'' dendiğinde: ''Bilakis atalarımızı üzerinde bulduğumuza uyarız'' dediler [1]. Şayet şeytan [2], onları tutuşturan azaba çağırıyor olsa da mı [35:5-6]?
31:22. Ayet
Mustafa Çavdar
Her kim ihlâs ve samimiyetle özünü Allah’a teslim ederse sağlam bir kulpa yapışmış olur, unutmayın ki bütün işler önünde sonunda Allah’a varır. 4/125, 30/31, 39/54- 55,
Şinasi Güneş
Kim, bir iyileştiren olarak, rızasını, ilgisini, sevgisini Allah'a teslim ederse [1][2:112, 4:125], şüphesiz en sağlam kulpa tutunmuştur [2:256]. İşlerin sonu Allah'adır.
31:23. Ayet
Mustafa Çavdar
Ama kim de gerçekleri örtbas edip kâfir olursa artık onun küfrü seni üzmesin. Nihayetinde onların dönüşü bana olacaktır. Ben de onlara neler yaptıklarını bir bir haber vereceğim. Zira Allah göğüslerdeki sırları bilendir. 6/33, 18/6-49,
Şinasi Güneş
Kim gerçekleri örterse, onun gerçekleri örtmesi seni hüzünlendirmesin [1]. Dönüşleri bizedir. Yaptıkları şeylerin haberlerini onlara veririz. Şüphesiz Allah, göğüslerde olanları bilir.
31:24. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz o nankörleri dünya nimetlerinden biraz faydalandırır sonra da onları çok ağır bir azaba uğratırız.
Şinasi Güneş
Onları biraz yararlandırırız. Sonra onları katı, sağlam bir azaba zorlarız.
31:25. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer sen onlara: – Gökleri ve yeri kim yarattı? Diye soracak olsan. Kesinlikle “Allah’tır” derler. Sen de de ki:
Şinasi Güneş
Onlara, ''Gökleri ve yeryüzünü kim oluşturdu?'' diye sorsan, kesinlikle ''Allah'' derler [1]. De ki! ''Her işini kusursuz yapmak Allah'a aittir.'' Bilakis onların çoğu, bilinçli değildirler.
31:26. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Şüphesiz ki Allah, hiç bir şeye ihtiyacı olmayan ve övgülerin tümüne layık olandır.
Şinasi Güneş
Göklerde ve yeryüzünde olanlar Allah'ındır. Allah ki, O'dur kendine yeten, her işinde kusursuz olan.
31:27. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer yeryüzünün bütün ağaçları kalem olsa denizleri de mürekkep olsa, hatta bunlara yedi deniz daha eklense, yine de Allah’ın kelimeleri yazmakla tükenmezdi. Nitekim Allah her işinde mükemmel olan ve her hükmü doğru olandır.
Şinasi Güneş
Gerçekten, yeryüzündeki ağaçlardan kalemler olsa, deniz ve sonradan yedi deniz de onu uzatsa [eklense], Allah'ın kelimeleri bitmez [18:109]. Şüphesiz Allah, üstündür, adaleti sağlayan en doğru hükümleri verendir.
31:28. Ayet
Mustafa Çavdar
Hepinizin yaratılması da diriltilmesi de Allah için tek bir kişiyi yaratmak ve diriltmek kadar kolaydır. Kuşkusuz Allah, her şeyi işitendir ve her şeyi görendir. 36/51...64, 39/68...74,
Şinasi Güneş
Sizin oluşturulmanız ve harekete geçirilmeniz tek bir can gibidir [1]. Şüphesiz Allah, işitendir, hakkıyla görendir.
31:29. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah’ın geceyi kısaltıp gündüze, gündüzü de kısaltıp geceye kattığını güneşi ve ayı da sizin istifadenize sunduğunu görmüyor musunuz, her biri belirli bir süreye kadar kendi yörüngesinde akıp gidiyor. Allah sizin her yaptığınızdan haberdardır.
Şinasi Güneş
Gerçekten Allah'ın, geceyi gündüze ve gündüzü de geceye soktuğuna dikkat etmedin mi? Güneşi ve ayı buyruğu altına aldı. Hepsi adı belirlenmiş sürenin sonuna doğru akıp gidiyor. Gerçekten Allah, yaptığınız şeylerden haberdardır.
31:30. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bu, Allah’ın hakkın kendisi olduğu, onların Allah ile aralarına koyup dua ile yalvardıklarının da batıl olduğu ve Allah’ın yüceler yücesi ve tek büyük olduğu gerçeğindendir. 22/5-6-62,
Şinasi Güneş
Bu, Allah'ın gerçek, O'nun yanı sıra onların çağırdıklarının da batıl olmasıdır. Ve gerçekten Allah, yüceler yücesi büyüklüğe sahip olanın ta kendisidir.
31:31. Ayet
Mustafa Çavdar
Yine belgelerini sizin gözünüzün önüne sermek için Allah’ın nimeti sayesinde denizde gemilerin süzülüp gittiğini görmez misin? İşte bunda sıkıntılara çokça sabreden ve nimetlerin hakkını vererek şükredenler için alınacak nice mesajlar vardır.
Şinasi Güneş
Allah'ın nimetiyle, size ayetlerinden göstermek için denizde akıp giden gemilere dikkat etmedin mi [42:32, 55:24]? Şüphesiz bunda, dirençli olan ve nimetlerinin karşılığını veren herkes için ayetler vardır.
31:32. Ayet
Mustafa Çavdar
Her biri dağ gibi dalgalar onları dört bir yandan sardığında, şirkten arınarak yalnız Allah’a yalvarıp yakarırlar. Fakat Allah onları kurtarıp karaya çıkarınca da onlardan bir kısmı tevhit ile şirk arası bir yol tutar zaten bizim ayetlerimizi nankör kâfirlerden başkası bile bile inanmamazlık etmez.
Şinasi Güneş
Dalga, gölgeler gibi sardığında, dini ona halis kılanlar olarak Allah'a dua ederler. Onları karaya doğru kurtardığımızda da, onlardan bazıları, doğru, orta bir yol tutarlar [1]. Her gaddar nankörlerin dışındakiler bizim ayetlerimizi reddetmezler.
31:33. Ayet
Mustafa Çavdar
Öyleyse ey insanlar, Rabbinize karşı gelmekten sakının ve ne evladın babaya ne de babanın evladına herhangi bir fayda sağlayamayacağı o günün dehşetinden korkun! Bilesiniz ki Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir, o halde şu geçici dünya hayatı sizi aldatmasın. Bir de o çok aldatıcı sizi Allah ile aldatmasın!
Şinasi Güneş
Ey insanlar! Rabbinizin sınırlarına uyup korunun. Babanın çocuğundan yana bir karşılık veremediği ve çocuğunun da babasından yana hiçbir şey karşılık veremediği güne huşu [1] duyun. Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. Dünya [2] hayatı sizi aldatmasın. Aldatıcı sizi Allah ile aldatmasın [3].
31:34. Ayet
Şinasi Güneş
Şüphesiz o saatin bilgisi Allah'ın katındadır [7:187, 43:85]. Yağmuru indirir. Rahimlerde olanları bilir. Kimse yarın ne kazanır idrak edemez. Kimse hangi yerde ölür idrak edemez. Şüphesiz Allah, bilgedir, haberdardır.