1 Nebilik rütbelerini [1],
2 52:2-3: Yayılmış ince deride satırlaştırılmış kitabı,
3 52:2-3: Yayılmış ince deride satırlaştırılmış kitabı,
4 Bayındır kılınan o evi [Kabe'yi],
5 Yıkıma uğratılmış yüksek yapıları [16:26],
6 Doldurulmuş bol suyu kanıt gösteriyorum ki [1],
7 Şüphesiz Rabbinin azabı vaki olucudur [70:28].
8 Onu savacak hiç kimse yoktur.
9 52:9-10: Göğün çalkalandıkça çalkalandığı, dağların bir yürüyüşle yürüdüğü gün,
10 52:9-10: Göğün çalkalandıkça çalkalandığı, dağların bir yürüyüşle yürüdüğü gün,
11 O gün, yalana sarılanlar için eyvah!
12 Onlar, bir dalmışlığın içerisinde [1] oynuyorlar.
13 Cehennem ateşine bir itilişle itilip kakıldıkları gün,
14 ''Bu, hakkında yalana sarıldığınız o ateştir.''
15 Bu, etkili bir aldatmaca, kafa karıştırma mıymış? Yoksa siz doğruyu göremiyor muydunuz [1]?
16 Oraya yaslanın ve ister direnin, ister direnmeyin sizin için bir şey değişmez. Ancak, yaptığınız şeylere göre karşılık görürsünüz.
17 Şüphesiz, vahyin sınırlarına uyup korunanlar, bahçelerde ve nimetler içerisindedirler.
18 Rablerinin onlara verdikleriyle sefa sürerler. Ve kat kat ateşin azabına karşı Rableri onları korumuştur [52:27, 76:11].
19 ''Yaptığınız şeylere karşı afiyetle nasiplenin için [keyfinize bakın: 69:24].
20 Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanırlar. Ve onları, iri, siyah gözlülerle eşleştiririz.
21 İnanıp güvenenleri ve soylarında imanlarıyla onları takip edenlerin soylarını da onlara katarız [13:23] ve onların amellerinden hiçbir şey eksiltmeyiz. Her kişi, kazandığı şeyle rehindir [74:38].
22 Canlarının çektiğinden meyveleri ve eti onlara yaydık.
23 Orada, boş söze ve kayba / zarara yol açmayan kadehleri kapışırlar [56:25].
24 Saklı bir inci gibi olan delikanlılar, onlar için yanlarında dolaşırlar.
25 Birbirlerine dönerek soruştururlar:
26 ''Şüphesiz biz, önceden ahalimizin içerisindeyken titreyenlerdik [1].'' dediler.
27 ''Allah bizi memnun etti ve bizi, içe işleyen azaba karşı korudu [52:18, 76:11].''
28 ''Şüphesiz biz, önceden de O'na çağrı yapardık. Şüphesiz O, erdemli merhamet sahibidir.''
29 Sen hatırlat bilgilendir [1]. Sen, Rabbinin nimetiyle, kahin ve gizli güçlerin etkisinde olan biri değilsin [68:2].
30 Yoksa, ''O bir şairdir, başına gelecek bir felaketi gözetliyoruz.'' mu diyorlar?
31 De ki! ''Gözetleyin. Şüphesiz ben de sizinle birlikte gözetleyenlerdenim.''
32 Yoksa, bunu onlara düşleri mi emrediyor? Yoksa onlar, bardağı taşıran bir halk mıdır?
33 Yoksa, ''Onu o geveliyor.'' mu diyorlar? Bilakis onlar, inanıp güvenmiyorlar.
34 Eğer doğru sözlüler iseler, onun benzeri bir hadis getirsinler [1].
35 Yoksa, onlar hiçbir şey olmadan mı oluşturuldular? Yoksa, oluşturanlar onlar mıdır?
36 Yoksa, gökleri ve yeryüzünü onlar mı oluşturdu? Bilakis onlar, ikna olmuyorlar.
37 Yoksa, Rabbinin hazineleri onların katında mı? Yoksa, denetleyenler de onlar mı?
38 Yoksa, onların orada dinledikleri bir merdiven mi var? Öyleyse, onların dinleyenleri, apaçık bir yetki [belge] getirsinler.
39 Yoksa, kızlar O'nun da oğullar sizin mi?
40 Yoksa, onlardan bir karşılık istiyorsun da, onlar, borçtan dolayı yükleri ağır kimseler midirler [68:46]?
41 Yoksa, görünmeyen, bilinmeyen, sezilmeyen onların katında da, onlar mı yazıyorlar [68:47]?
42 Yoksa, bir plan yapmak mı istiyorlar? Oysa, gerçekleri örtenler, kendileri bir plana maruz kalacak olanlardır [35:43].
43 Yoksa, onların Allah'tan başka bir ilahı mı var? Allah, onların ortak koştukları şeylerden münezzehtir.
44 Gökten düşen bir parça görseler: ''Üst üste yığılmış bulutlardır.'' derler.
45 Akıllarını giderecek bir dehşetin içinde olacakları günlerine karşılaşana kadar onları bırak [1].
46 Planlarının hiçbir şeyi onlardan savmadığı ve onların yardım olunmadığı gün.
47 Ve şüphesiz, yanlış yapanlara bunun yanında bir azap daha vardır. Fakat onların çoğu bilincinde değildirler [32:21].
48 Rabbinin hükmü için dirençli ol [1]. Şüphesiz sen, gözümüzün önündesin. Kalktığın zaman, her işini kusursuz yapmasıyla Rabbini arındır, verdiği görev doğrultusunda hareket et.
49 Ve gecenin bir bölümünde ve yıldızların [ayetlere secdenin] arkasından O'nu arındır, verdiği görev doğrultusunda hareket et [1].